Avukatlar Kozağaçlı ve Timtik hakkında tutukluluğa devam kararı

07 Nis 2021

ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD Üyesi Avukat Barkın Timtik, Yargıtay'ın bozma kararı sonrası ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti tutukluluğa devam kararı verdi

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD Üyesi Avukat Barkın Timtik, Yargıtay'ın bozma kararı sonrası ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada beyanda bulunan Selçuk Kozağaçlı, “Adil yargılama yapılsaydı Ebru Timtik hayatta olurdu, Aytaç sakat kalmazdı, biz senelerdir tutuklu olmazdık” dedi. Ağır bir adaletsizliğe maruz kaldıklarını söyleyen Kozağaçlı, “Boğazımıza kadar usul rezilliğine battık. Ebru’nun bize bir vasiyeti var: Adalet” ifadelerini kullandı.

Adalet talebiyle başlattığı ölüm orucunda hayatını kaybeden Avukat Ebru Timtik'in kardeşi Avukat Barkın Timtik ise "Bu dosyanın arasında bir avukatın canı var” dedi.

İlk kez hakim karşısına çıktılar

Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15 Eylül'de Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ile ÇHD Üyesi Avukat Barkın Timtik’e 37. Ağır Ceza Mahkemesince verilen cezalar için bozma kararı vermesi sonrası başlayan yargımanın ikinci duruşması görüldü.

İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada 4 yıl 7 aydır tutuklu olan Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik ile diğer tutuklu ve tutuksuz sanıklar hazır bulundu. Çok sayıda avukatın takip ettiği duruşmayı Avrupa Barolarından bir heyet ile CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP milletvekilleri Hüda Kaya ve Dilşat Cambaz da izledi. Saat 10.30’da başlaması gereken duruşma ancak 2 saat sonra başlayabildi. Salon küçük olduğu için çok sayıda avukat ile duruşmayı takip etmek üzere gelen yabancı konuklar dışarıda kaldı.



Kimlik tespitlerinin ardından 4 yıl 7 aydır tutuklu bulunan Selçuk Kozağaçlı beyanda bulundu. Yargıtay ilamı ve verilen birleştirme kararı da dahil kararların hiçbirinin kendisine tebliğ edilmediğini söyleyen Kozağaçlı, “Tutuklu bir sanık olarak bugün bana 'Yargıtay ilamı ve diğer kararlar hakkında ne düşünüyorsunuz?' diye soruyorsunuz. Bu sürecin tamamı yanlış. İçlerinde sadece bir tane doğru karar var, o da sizin mahkemeniz tarafından verilen karar. Dedi ki sayın mahkemeniz, 'Bu iki dosya aynı, bu dosyaları birleştirelim'. İşte isabetli karar budur ve eğer bu dosyalar birleşseydi bugün Ebru Timtik yaşıyor olurdu, biz senelerdir tutuklu olmazdık, Aytaç Ünsal sakat kalmazdı ve arkadaşlarımız hükümlü duruma düşmezdi. Bunlar yapılmadı ve biz böyle ağır bir adaletsizliğe maruz kaldık. Yani boğazımıza kadar usul rezilliğine battık” dedi.

Usulden hata

Barkın Timtik, usulen çok sayıda hata yapıldığını söyledi. Timtik, “Birleştirmeyi zaten kabul etmişsiniz, bu aşamadan sonra bize Yargıtay kararı hakkında ne düşündüğümüzü sormanız usule uygun hale getirmez. İşin içinden çıkmanız çok zor, bu dosyanın arasında bir avukatın canı var çünkü. Şimdi bize bu dosyayla ilgili beyan soruyor olmanız dosyayı hukuki hale getirmez. Gitti giden... Artık usuli olarak bu dosyayı yoluna koyamazsınız. Herhangi bir beyanda bulunmuyorum” dedi.

Tahliye veren hakimler sürgün edildi

Ardından duruşma savcısı “kaçma-saklanma şüphesi” gerekçesi ile tutukluluğun devamını talep etti. Tutukluluk durumlarına dair beyanları sorulan Selçuk Kozağaçlı, bu davanın hiçbir aşamasında tahliye talep etmediğini söyledi. Selçuk Kozağaçlı, “Sizin heyetinizden de tahliye talep etmiyorum. Çünkü hukuki bir yargılama yapıldığını düşünmüyorum. Ayrıca benim hakkımda tahliye kararı veren 6 yargıcın 6’sı sürgün edildi. Dolayısıyla ben size ne diyeyim, çoluğunuz çocuğunuz var. Ben size ne diyeyim!” dedi.

Tutuklamaya gerekçe olarak yazılan “kaçma-saklanma şüphesine” dair de konuşan Kozağaçlı, “Bu dosyada tam 7 yıl tutuksuz yargılandık. 9 yıldır yapılan bütün duruşmalara katıldım, fiilen avukatlık yapmaya devam ettim. Vareste tutulmayı talep etmedim, ondan fazla kez yurt dışına gittim ve döndüm. Her duruşmasına katıldım. Bu yargılamada beni kaçmakla itham ediyorsunuz. Sadece bu dosyada benim hakkımda 3 kere yakalama kararı çıktı. Birinde Suriye’deydim. Televizyondan bineceğim uçağın sefer sayısını bildirip geldim. 4 saat boyunca IŞİD'in roket attığı bir yolu geçtim. Normalin 3 katı bilet parası vererek ülkeye döndüm. Buna rağmen mahkeme, 'kaçma ve saklanma' şüphesi gerekçesiyle beni tutukladı. Ben 20 yıldır bıyıklıyım, bıyığımı kesersem kaçacağımdan şüphelenebilirsiniz. Ancak beni tutuklu tutmak için elinizde gerçek hiçbir somut nedeniniz yok. Şimdi hal böyleyken ben nasıl kaçabilirim? Ha siz 'bizim kafamızda bir hüküm var, senin yargılamadan değil bu hükümden kaçacağını düşünüyoruz' diyorsanız bu ihsas-ı reydir, suçtur” diye konuştu.

Kozağaçlı: Teslim olmayacağız

Ebru Timtik’in adalet talebiyle başladığı ölüm orucunda hayatını kaybettiğini hatırlatan Kozağaçlı, “Biz tutuklandığımız için açlık grevi yapmadık, kimse ceza yargılaması için açlık grevi yapmaz. Ebru’nun bize bir vasiyeti var: Adalet. O yüzden son olarak şunu demek gerekir; bizim mesleki onurumuzla, haysiyetimizle, insanlık onurumuzla oynarsanız biz asla teslim olmayız. Direne direne ölürüz ama asla teslim olmayız” ifadelerini kullandı.

Siyasi sebepler ile tutukluyuz

Ardından Barkın Timtik söz aldı. “Bugün Ebru’nun sözleri ile konuşacağım” diyen Timtik, “Biz siyasi sebeplerle tutukluyuz, mesleğin ifasıyla bağdaşmayan herhangi bir fiilimiz yok. Bize somut bir olay hiç yönlendirilmedi. Bu sözde davalar ile sadece özgürlüğümüz çalınmadı, bizden canımız alındı. Siyasi davalarda adil bir yargılamaya hiç tanık olmadık” dedi.

Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala davalarında verilen hukuksuz kararları ve yargılamaları hatırlatan Timtik, "Adaletsizliğin karşısında duruyoruz" ifadelerini kullandı.

Kozağaçlı ve Timtik'in beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 15 Eylül'de yapılacak. 

HABER MERKEZİ

 


Etiketler : barkın timtik, Selçuk Kozağaçlı, ÇHD avukatları,