'Kanal İstanbul gibi akıl dışı bir projeden vazgeçilmeli'

13 Oca 2020

İstanbul’un mevcut sorunları çözüm beklerken Kanal İstanbul gibi projelere yönelmenin kente yeni bir yük olacağını belirten İMO İstanbul Şubesi “Kanal İstanbul gibi akıl dışı bir projeden hızla vazgeçilmeli” çağrısı yaptı

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İstanbul Şubesi, kentte 11 Ocak günü meydana gelen 4.7 şiddetindeki depreme ilişkin yazılı açıklama yaptı. İstanbul’un her gün biraz daha büyük depreme yaklaştığı belirtildi.

'İstanbul depreme hazır değil'

Yine Ağustos ve Eylül 2019’da İstanbul’un depremlerle sarsıldığı, Silivri açıklarında meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremin büyük kaygı yarattığı hatırlatılan açıklamada, “Son depremin yine Silivri açıklarında meydana gelmesi, ilgili bölgede tehlikeli hareketliliğin olduğuna işaret sayılmalıdır. Geçen yılki depremlerde de sormuştuk. Bugün bir kez daha sorumuzu yineleyelim: İstanbul depreme hazır mı? Sorunun yanıtı gayet açık: Hayır. İstanbul depreme hazır değil. Peki, 1999 depremlerinden geçen 20 yıl boyunca hazır hale gelebilir miydi? Evet. İstenseydi, İstanbul depreme hazır hale gelebilirdi” denildi.

'Yüzbinlerce kişi etkilenecek'

Türkiye’de 99 depremi sonrası ne afet hazırlığı yapıldığını, ne de deprem bilinci oluşturulduğunu vurgulayan İMO, açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi: “Güvenli yapı üretimini sağlamak amacıyla başlatılan kentsel dönüşüm projeleri, rant değeri yüksek bölgelerden başlatıldı. Amaç zaten güvenli yapı üretimi değil belli gruplara rant sağlamaktı; amaç hasıl oldu. Deprem toplanma alanlarının, en az güvenli yapı sorunu kadar can alıcı olduğu, 1999 depreminden sonra belirlenen alanların kayda değer kısmının imara açıldı, hatta bazılarına AVM yapıldı. Maalesef İstanbul kaderine razı bir şekilde olası bir depremi beklemektedir. Olası İstanbul depreminin ‘büyük trajedi’ olacağı açıktır. Deprem görmeden binaların göçtüğü bir kentte yüzbinlerce vatandaşımız depremden etkileneceği aşikârdır. İstanbulluların can güvenliği tehlikededir.”

'Vebali siyasi iktidarın omuzlarında olacaktır'

İstanbul’un mevcut sorunları çözüm beklerken Kanal İstanbul gibi projelere yönelmenin kente taşıyamayacağı bir yük bindirilmesi anlamına geldiğine işaret edilerek, “Deprem ulusal bir sorun olarak kabul edilmeli, Kanal İstanbul gibi akıl dışı bir projeden hızla vazgeçilmeli ve bütün olanaklar seferber edilerek İstanbul depreme karşı hazırlıklı hale getirilmelidir. Eğer bu yapılmazsa vebali hiç tartışmasız siyasi iktidarın omuzlarında olacaktır; milyarlarca lirayı Kanal İstanbul gibi bir projeye aktarmayı planlayanların depremin olası sonuçlarının vebalinden kurtulması mümkün değildir” denildi.

HABER MERKEZİ 

'Kanal İstanbul gibi akıl dışı bir projeden vazgeçilmeli'

13 Oca 2020

İstanbul’un mevcut sorunları çözüm beklerken Kanal İstanbul gibi projelere yönelmenin kente yeni bir yük olacağını belirten İMO İstanbul Şubesi “Kanal İstanbul gibi akıl dışı bir projeden hızla vazgeçilmeli” çağrısı yaptı

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İstanbul Şubesi, kentte 11 Ocak günü meydana gelen 4.7 şiddetindeki depreme ilişkin yazılı açıklama yaptı. İstanbul’un her gün biraz daha büyük depreme yaklaştığı belirtildi.

'İstanbul depreme hazır değil'

Yine Ağustos ve Eylül 2019’da İstanbul’un depremlerle sarsıldığı, Silivri açıklarında meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremin büyük kaygı yarattığı hatırlatılan açıklamada, “Son depremin yine Silivri açıklarında meydana gelmesi, ilgili bölgede tehlikeli hareketliliğin olduğuna işaret sayılmalıdır. Geçen yılki depremlerde de sormuştuk. Bugün bir kez daha sorumuzu yineleyelim: İstanbul depreme hazır mı? Sorunun yanıtı gayet açık: Hayır. İstanbul depreme hazır değil. Peki, 1999 depremlerinden geçen 20 yıl boyunca hazır hale gelebilir miydi? Evet. İstenseydi, İstanbul depreme hazır hale gelebilirdi” denildi.

'Yüzbinlerce kişi etkilenecek'

Türkiye’de 99 depremi sonrası ne afet hazırlığı yapıldığını, ne de deprem bilinci oluşturulduğunu vurgulayan İMO, açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi: “Güvenli yapı üretimini sağlamak amacıyla başlatılan kentsel dönüşüm projeleri, rant değeri yüksek bölgelerden başlatıldı. Amaç zaten güvenli yapı üretimi değil belli gruplara rant sağlamaktı; amaç hasıl oldu. Deprem toplanma alanlarının, en az güvenli yapı sorunu kadar can alıcı olduğu, 1999 depreminden sonra belirlenen alanların kayda değer kısmının imara açıldı, hatta bazılarına AVM yapıldı. Maalesef İstanbul kaderine razı bir şekilde olası bir depremi beklemektedir. Olası İstanbul depreminin ‘büyük trajedi’ olacağı açıktır. Deprem görmeden binaların göçtüğü bir kentte yüzbinlerce vatandaşımız depremden etkileneceği aşikârdır. İstanbulluların can güvenliği tehlikededir.”

'Vebali siyasi iktidarın omuzlarında olacaktır'

İstanbul’un mevcut sorunları çözüm beklerken Kanal İstanbul gibi projelere yönelmenin kente taşıyamayacağı bir yük bindirilmesi anlamına geldiğine işaret edilerek, “Deprem ulusal bir sorun olarak kabul edilmeli, Kanal İstanbul gibi akıl dışı bir projeden hızla vazgeçilmeli ve bütün olanaklar seferber edilerek İstanbul depreme karşı hazırlıklı hale getirilmelidir. Eğer bu yapılmazsa vebali hiç tartışmasız siyasi iktidarın omuzlarında olacaktır; milyarlarca lirayı Kanal İstanbul gibi bir projeye aktarmayı planlayanların depremin olası sonuçlarının vebalinden kurtulması mümkün değildir” denildi.

HABER MERKEZİ 


Etiketler :