Ya tam sol ya şarampol

16 Tem 2020

Geçenlerde bir şey oldu. Mühim bir şey değildi belki. Aydınlık denilen tuhaf nesneyi okumuyorsanız eğer belki haberiniz bile olmamıştır. İki üç gün manşetinden düşürmedi Aydınlık. Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) diye bir dernek var. 1997’de ‘Şeriata Karşı Kadın Yürüyüşü’nün ardından kurulmuş, Cumhuriyet Mitingleri’nde yerini almış, yoluna devam etmiş öylece, bugüne kadar gelmiş. Gelmiş ama dernek de elden gitmiş. Perinçek tayfası çökmüş derneğe, dernek olmuş sana Vatan Partisi’nin arka bahçesi. Sonunda bütün o pespayelikleri midesi kaldırmayan dernek kurucularından Şenal Sarıhan (ki bir önceki Genel Başkandır) ve başka bazı kadınlar istifa etmişler. Zurnanın zırt dediği yer de, Perinçek kuyruğundaki derneğin ‘HDP kapatılsın’ kampanyası olmuş. Sarıhan ve beraberindekiler, “ifade özgürlüğü” çerçevesinde bu kampanyaya ve AKP yandaşlığına karşı çıkarken, Perinçek tayfasında ‘vatan hainliği’, ‘terör seviciliği’ gibi laflar havada uçuşuyor kaç gündür.

Yazdık mı şimdi bunu bir kenara? Tamam, yazdık.

Metin Feyzioğlu’nun Meclis’teki o yapayalnız fotoğrafını gördünüz mü peki? Gördünüz. Peki, Feyzioğlu hep öyle yalnız mıydı geçmişte? Hayır! Son kongrede 420 geçerli oyun 419’unu aldı o adam!

Yazdık mı bunu da deftere. Yazdık. Sayıyla 419!

Yetmediyse üstüne bir de Ekmeleddin verelim. 2014’te HDP’nin açıkça ima ettiği (ve öyle bir durumda Demirtaş’ın adaylığından vazgeçebileceği) AİHM yargıcı saygın hukukçu Rıza Türmen yerine Bahçeli’yle fiskostan sonra Ekmeleddin öne sürülerek belki de bu memleketin son 6-7 yılı ziyan edildi mi? Edildi. (Muharrem’i hiç katmıyorum, ‘adam’ belki Ayasofya’da namazdadır, abdestini bozmayalım şimdi!)

Sevgili ‘ulusalcı’ kardeşim, bak bu yazdıklarım sana bir açık mektuptur. Bir sürü ‘ulusalcı’ arkadaşım var, sosyal medya kanallarımdan da hiç silmem. İyi insanlar çünkü. Bir kötülüklerini görmedim. Ona bakarsan Şenal Hanım da iyi biridir; hukuku, insan haklarını bilir. O 419 oyun sahiplerini de tanımam etmem ama koca koca hukukçular yani, çocuk değiller ki.

Peki, ne anlatıyor bize şu yukarıda yazdıklarım o zaman?

Böyle dümdüz sormak biraz kaba oluyor ama n’apıyorsunuz siz hakikaten? Ne yapacaksınız? Siz, gerçekten bu ülkenin, bu toprakların bugünkü zilletten kurtulup esenliğe ve özgürlüğe doğru yol almasını istiyor musunuz?

Bakın, istemiyoruz diyorsanız, çekinmeden söyleyin. Neticede mazoşizm bir hastalıktır, herhalde tedavisi de vardır ya da hoşunuza gidiyorsa bilemem, o da bir seçenektir. Ama söyleyin, istiyor musunuz bu ‘istibdat’tan kurtulmayı?
İstiyorsanız eğer, şimdiye kadar elini tuttuklarınızdan, paçanıza çamur bulaşmasın diye yürüyüp durduğunuz o sağ şeritten ne hayır gördünüz? Aman şunlarla bir arada görünmeyelim diye geri çekile çekile hangi duvara dayandı sırtınız? Ayasofya işinin sadece bir seçim numarası olduğuna inanmıyorsunuz herhalde; sırada barolar (pardon o bitti!), doktorlar, mühendisler, İstanbul Sözleşmesi ve daha neler neler olduğunu bilmiyor musunuz? Sonuçta varılmak istenen ve hatta çoktan varılmış olan yerin neresi olduğu konusunda bir şüpheniz mi var? Allah aşkına söyleyin: Bu kadar açık, apaçık bir gerçeği görmekten aciz misiniz? Peki, n’apıyorsunuz hakikaten?

Kürt anasını görmesin! Görmüyor ki zaten! Kürdün anası da oğlunu görmüyor; Kilyos kaldırımlarına gömüyorlar çocukları, kargoyla kemik gönderiyorlar kemik!

Ama onlar da şunlarla arasına mesafe koymuyorlar! Senin mesafen ne peki? Virüs nerede güzel kardeşim benim? Hiç düşünüyor musun bunu?

Peki, on yıldır, o çok izlediğin kanallarda haysiyet yoksunu bir sürü ahlaksız insan milyonlarca kez “AKP’yle şöyle anlaştılar böyle kaynaştılar” diye kusmuk akıttı üstünüze. Sonuç? Kim Yusuf makamında şimdi kim Firavun sarayında? Bıkmadınız mı ya? Hakikaten hiç bıkmadınız mı? Beriki ‘kandırılmaktan’ bıkmadı da size soruyorum, siz ‘keriz’ yerine konmaktan hiç bıkmadınız mı?

Ne yapmayı düşünüyorsunuz şimdi? Ha, söyleyin?

Yeni Cumhuriyet Mitingleri mi? Ah, valilikler izin vermez ki!

Yeni Metin Feyzioğlu mu? Artık o da zor! Belki ‘AKBaro’dan biri olur, kim bilir?

Yeni Ekmeleddin mi? Niye ki? İzmir sokaklarında gezen mumya gibi Atatürk taklidi bi herif var, o daha iyi olmaz mı?

Ne yapmayı düşünüyorsunuz ya? Söyleyin!

Ya da çok basit iki soru var, şöyle yapalım, isterseniz ben sorayım siz yanıt verin:

Bir, bugünkü iktidarı değiştirip sevgili cumhuriyetinizden geriye ne kalmışsa onu kurtarmak istiyor musunuz?
İki, aritmetik biliyor musunuz?

İki soruya da evet diyorsanız, e çocuk değilsiniz ya! Ben mi söyleyeyim gerisini? Yapın gereğini. Yapmıyorsanız da efendim cumhuriyetimiz yıkıldı, efendim atamıza sövdüler diye dövünüp durmayın!

M. Ender Öndeş

M. Ender Öndeş


Etiketler : M. Ender Öndeş,