Adana’da yakma tesisi ile kirlilik genişleyecek

17 Eki 2021

Adana’da termik santraller ve sanayi tesisleri nedeniyle büyük bir çevre kirliliği yaşanıyor. Petrokimya endüstri bölgesi ile Adana’da kirlilik ablukası genişlerken, her türden atığın yakıldığı yakma tesisi kuruluyor 

Gökbey Enerji A.Ş. tarafından, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde her türden atık yakılarak, enerji üretmek amacıyla tesis kurulacağı duyuruldu. Kurulacak olan tesiste Organize Sanayi Bölgesi (OSB) başta olmak üzere civar yerleşim yerleri ve illerden toplanan her türden atıklar yakılacak. Tesiste her gün OSB’nin 214 ton zehirli atık çamurları, 338 ton evsel nitelikli atık, civar yerleşim ve işletmelerden alınacak 99 ton atık, 24 ton ormansal atık ve yine her gün 72 ton tarımsal atığın yakılacağı belirtilirken, yakılan atıklardan elde edilen buhar enerjisi ile enerji üretilecek. Dosyasında belirtilen miktarların elde etmek istediği enerji üretim miktarına (33 Mw) ulaşılamadığı koşullarda her türden atığın rahatça ithalat yolu açık olması nedeniyle ihtiyacını ithal atıklarla tamamlanacak.

Tehlikeli atıklar yakılıyor

Yıllık 13.7 milyon ton her türden atık özellikle Avrupa’dan Türkiye’ye taşınırken, atıkların çok büyük bölümü enerji üretmek amacıyla yakılıyor. Çimento fabrikaları, termik santraller, biyokütle tesisleri bu çöpleri yakarken, yaşamı dioksin ve furan gibi kanserojen atıklarla zehirliyorlar. AKP iktidarı en son 31.12 2020 tarihinde çıkardığı tebliğde 2021 yılı sonuna kadar atık ithalatı düzenlenirken, bu atıkların içinde her türden atığı bulmanız mümkün. Türkiye’ye gönderilen atıkların içinde yer alan plastik atıklar ise yabancı basının haberleştirmesiyle birlikte gündemimizde ağırlıklı yer tutarken, araba lastikleri, kurşun-asitli akümülatörler, kurşundan imal edilen elektrik pilleri, bataryaları ve elektrik akümülatörlerinin döküntü ve hurdaları ile tehlikeli veya tehlikesiz olarak sınıflandırılan her türden atıkların ithalatı yapılmaktadır. 

Bedava ham madde

Çöp ithalatını arttıran en önemli neden, bu atıkların yakılması yoluyla enerji üretilmesine, çimento fabrikalarına yakıt olmasına ve termik santrallerde ek yakıt olarak kullanılmasına izin verilmiş olmasıdır. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum yaptığı bir açıklamada, her türden atığı yakarak enerji üreten şirketler dahil ham maddesi atıklar olan şirketlerin yıllık ‘ham madde’ ihtiyacının yarısının iç piyasadan karşılanmasının zorunlu hale getirileceğini açıklamıştı. Uzun yıllardır başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok ülkesinin kurtulmak için bedavaya verdiği atıklar Türkiye’de şirketler için adeta bir ganimet. ‘Geri dönüşüm’ iddiası ile getirilen atıkların neredeyse tamamı yakılıyor. Dünyanın çöplüğüne dönüştürülen Türkiye’nin Avrupa’dan sonra Irak, Tunus, Tayland gibi ülkelerden de atık ithal ettiği biliniyor. 

Yakmanın sonuçları ağır

İster evsel ister endüstriyel olsun çöpleri yakmanın çok tehlikeli, insan sağlığı, su temizliği, toprak ve hava kalitesi açısından telafisi mümkün olmayan sonuçları olacağını bilim insanları raporlamış durumda. Yakma sonucu ortaya çıkacak baca gazı emisyonları içinde DİOKSİN ve FURAN gibi atıklar ortaya çıktığı belirlendi. “Dioksin’’ veya “dioksinler ve furanlar” terimleri genellikle 210 adet klorlu kirletici, poliklorlu dibenzo-p-dioksinler ve dibenzo furanlar’dan oluşan bir grup olduğu ve en toksik (zehirli) klorlu organik bileşikler olarak kabul edildikleri bilimsel araştırmalarda yer alıyor ve kalıcı organik kirletici sınıfı olarak tarif ediliyorlar. Aynı zamanda inatçı, kararlı yapıları nedeniyle doğada çok uzun süre boyunca kalıyorlar. Dioksinler ve furanlar çevrede uzun süre kalıcı olmalarının yanında yağda çözülmedikleri, bu nedenle insanların ve hayvanların vücutlarında birikerek çoğaldıkları ve yine uzun yıllar boyunca vücuttan atılamadıkları belirtiliyor.

Kanser kaçınılmaz

Uluslararası Kanser Araştırması Ajansı tarafından atıkların yakılması sonucu ortaya çıkan dioksin 1. grupta (İnsanlarda kansere neden olduğu ispatlanmış) gösterilmektedir. Bu konuda en geniş araştırmayı ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) yürütmüş ve bu araştırmanın taslağını 1994 yılında yayınlamıştır (USEPA 1994a). Araştırma sonuçlarına göre, dioksin kanser yapmasının yanında, sinir, bağışıklık ve üreme sistemlerine (sperm sayısında azalma dahil) zarar verebilmekte, doğmamış bebeklerde bozuk oluşumlara, sakatlıklara sebep olabilmekte, endokrin sistemini bozabilmekte ve daha birçok olumsuz etkiye neden olabilmektedir. Atıklar yakıldığında, çok daha zehirli atıklara dönüşerek havaya, suya ve toprağa oradan da besin zinciriyle insana ve diğer canlı bedenlere taşınıyor. Bu atıklar insan bedenine bir kez girdiğinde on yılları aşan süreler boyunca bedenden dışarı atılamıyor. Bedende biriken bu zehirler, zamanla başta kanser olmak üzere, üreme sorunlarına ve akciğer hastalıkları gibi daha birçok sağlık sorununa neden oluyor.

EKOLOJİ SERVİSİ


Etiketler : Çevre Kirliliği, Termik santral, termik santraller, Hava Kirliliği,