AYM’nin kapısına kilit vurmasın da ne yapsın?

02 Nis 2021

Hinlik yapmayın, altında bir şey aramayın; kimsenin hastalığı ile de dalga geçmeyin. Bunların hepsi pudra şekerinin yan etkileri. Şeker meselesi önemli, varlığı da yokluğu da başa bela. Kolay değil; “diyabet” diye tanımlanmış, bilimsel adı var yani. Asap bozuyor.

Dün yine şekerini yükselttiler, sinirlerini alt üst ettiler. Vallahi şakası yok bak göreceksiniz AYM’yi kapatacak. Zaten en son Boğaziçi Üniversitesi’nin kapısına vurduğu kelepçe bu aralar boşta kaldı, kelepçeyi vuracağı yer arıyor. Anayasa Mahkemesi de durduk yere hiddetlendirdi, sinirlerini bozdu. Eninde sonunda, zorla ve tahrik ederek o kelepçeyi vurduracak kapısına!

Kardeşim size kalmış işlerin usulüne göre yapılıp yapılmadığını didiklemek, içeriğine bakmak. Senden ne isteniyorsa onu yapacaksın, ballı börekli maaşına bakacaksın! Bunca yıldır öğrenemedin mi bunu? Tak diye önüne konulanı şak diye emir verildiği gibi karara bağlayacaksın. Neymiş efendim “Yargı tarafsız ve bağımsızmış, hiçbir merci ve makam yargıçlara talimat veremezmiş, Yargıçlar hiç kimsenin önünde önünü iliklemezmiş”, mış muş… Geçiniz efendim bunları. O güzel ve süslü laflar sadece kitaplarda havalı dursun diye yazıldı. Yoksa her şey kitabına göre yapılsa, maazallah bu ülkeyi yönetenler de bizim gibi fanilerle birlikte konulan kurallara uysa nice olur bu memleketin hali? Düşünen yok, bütün yükü omuzlarına yüklemişler, memleketin bekasına muhafız yapmışlar, söylediklerini de hemencecik yerine getirmiyorlar. E nasıl şeker hastası olmasın, yükselmesin sinirleri, bozulmasın asabı.

Ey AYM, değer miydi şimdi bu fırtınalı havada şimşekleri üzerine çekmek. Durduk yere başına iş almak. Bak pek kıymetli mahkeme, bir yurttaş olarak uyarayım sizi; gazabı ağırdır, öyle boş da yapmıyor. Bir gün işaret ettiği kim varsa ertesi gün sokak ortasında kolu, bacağı kucağına veriliyor. Olmadı demir parmaklıkların arkasını boyluyor. Önüne konulan ve senin çok bilmiş halinle “eksikleri var ben kabul edememem” dediğin metinden de mi anlamadın? O metni yeteneksizliklerinden, yapamadıklarından dolayı değil zahmete katlanmak istemedikleri için öyle üstün körü hazırladılar. Sen dua et ki zahmet edip önüne bir metin koydular. Aslında iddianame süsü verilmiş bir metne bile gerek yoktu ya neyse. Sözlü bildirseler de yetineceksin. Bak sen yargılamayı çok yanlış anlamışsın. Yargılama denilen şey sorgusuz, sualsiz ne isteniyorsa onun kararını vermendir. Ne yani yapılmasını istediği her şey için sizi ikna etmek zorunda mı? Suçladığı insanların suçlu olduğunu kanıtlamak gibi bir mecburiyeti mi var? Güldürmeyin insanı, şimdiye kadar bunların hangisi yapıldı da sen şimdi kalkmış, mahcup bir şekilde “efendim bu eksikleri tamamlayın, usulüne uygun hale getirin, hiç değilse minareyi kılıfına uydurun, öyle getirin” diyorsun.

Üstelik büyük öngörüsüyle bu yanlış yola girebileceğini düşünerek seni önceden açık bir biçimde uyarmıştı. Vereceğin bu kritik karardan hemen önce memleketin hainlerinin bilmem kaçıncı listesini yayınlamıştı. İsim isim indirilecekleri sıralamıştı. Bundan da mı sonuç çıkarmadın, sana verilen mesajı anlamadın mı? Bu listeleri niye mi yayınlıyor? Soru mu bu şimdi. Yok canım ne alakası var iktidarını ve koltuğunu koruma hırsıyla, 1 Kasım öncesi atmosferi yaratarak yeniden seçim kazanma hesaplarıyla. Ne yapıyorsa memleket için, beka için, ülke için yapıyor! Yoksa pudra şekeri olmuş olmamış, lüks arabalar alınıp satılmış, şatafat ve lüks bir hayat biçimine dönüşmüş… Yok yok onların hiç birisiyle ilgisi yok. Öyle olsa mesela küçük bir grup para pul içinde yüzerken, lüks ve şatafat hayatı sürerken, zenginliklerine zenginlik katarken, ülkenin geri kalanı yoksulluk altında kırılırdı. Açlıktan inim inim inlerdi. Kürşatlar el üstünde tutulurdu. Var mı öyle bir şey? Haşa de bak çarpılırsın!

Ama işte gel de bunu laftan anlamazlara, söz dinlemezlere, kadir kıymet bilmezlere ve dahi AYM’ye anlat. Koca adam olmuşlar, yargıç olarak lütfedilip oraya konulmuşlar ama hala talimatla çalıştıklarını bilmiyorlar. Olacak şey değil. Ne yapsın adam, çok zorladılar vallahi. Zaten zamanı da gelmişti, şimdiye kadar “hukuk varmış” gibi yaptığı yetti. Bundan sonra oyunu kendi kurallarına göre oynayacak. Hem Anayasa ne ki, ne işe yarar? Zaten askıya alınmıştı, geçersiz kılınmıştı. E anayasası olmayan ülkede anayasa mahkemesine ne hacet. Ne eksiği var ne fazlası tamı tamına malumu ilan ediyor. Olmayan bir şeyin olmadığını dünya aleme duyuruyor. Haksız mı yani bu “küçük de olsa işi kuralına göre yapalım” diyen Anayasa Mahkemesi’nin kapısına kilit vurmakla. Az bile yapıyor!

Kenan Kırkaya

Kenan Kırkaya


Etiketler : Kenan Kırkaya,