Beklenen olmadı, istikrarsızlık sürecek

15 Eki 2021

Irak seçimleri küresel ve bölgesel güçlerin beklentilerini karşılamadı. Umudunu yitiren halk sandıkları boykot ederken ülkedeki belirsizlik halinin uzun süre daha süreceği görülüyor

Afganistan’ın ardından Irak’ta güçlerini çeken ABD’nin, Kazımi öncülüğünde yeniden yapılanma isteği, seçimlerde sandığa gömüldü. Afganistan’da siyasi, askeri, teknik ve ekonomik yatırımlara rağmen tutunamayan ABD, Irak’ta da halktan veto yedi. Halka dayanmayan tüm yerel bölgesel ve küresel güçlerin ayakta kalma şansının olmadığını bir kez daha görüyoruz. Orta Doğu’dan Libya, Afganistan’dan İran’a, Irak’tan Suriye’ye ve Kürdistan’dan Latin Amerika’ya kadar uzanan sıcak savaş, çatışma hali tüm politik stratejileri alabora ediyor. En son örneği ise Irak’ta hafta sonu yapılan seçimler oldu.

Bölgenin yeni amaç ve çıkarlar üzerinden dizayn edilmeye çalışıldığı bu süreçte Irak’a önemli bir rol atfedildiği ortada. 2003 işgalinden beri ulus devlet formatına girmeyen Irak yeniden ele alınmak isteniyor. Bu temelde Mustafa Kazımi ile yapılan bölgesel ve uluslararası toplantıdan da anlaşıldığı kadarıyla, Bağdat yönetimi bölgesel düzeyde bir rol atfedilmek isteniyor. ABD ve İran’ın arabuluculuğunu onayladığı Kazımi, Kürt Özgürlük hareketi karşıtlığı üzerinden Türkiye’ye de göz kırpıyor. Bu politikaya KDP’nin de karşı çıkmadığı sahadan anlaşılıyor.

Katılım yüzde 41’de kaldı

Resmi rakamlara göre sandık başına gidenlerin oranı yüzde 41’de kalırken birçok kişi de protesto amaçlı geçersiz oy kullandı. 2003’ten beri seçimlere katılımın giderek düştüğü gözlemlendiği Irak’ta seçmenler tüm yerel, bölgesel ve küresel güçlere mesajını verdi. Her partinin başına buyruk bir devlet gibi hareket etmesi ve korkunç yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik halkı çaresiz bırakmış durumda. Hem Irak’ta hem de Federe Kürdistan Bölgesi’nde halkın çoğunluğu evine ekmek götüremezken, iktidar partileri veya güçleri etrafındaki bazı ayrıcalıklı kesimler ise büyük bir zenginlik ve sefa içinde yaşaması da tepki topluyor.

Daha önce çeşitli yerlerde halk sokağa çıkarak tepkisini dile getirmişti ancak halkın bu seçimlerdeki tavrı ileride daha büyük tepkilerin olacağının habercisi gibi.  Seçimlerde El-Sadr Hareketi’nin desteklediği ittifak birinci çıktı. Ancak dış güçlerin Irak’ta bulunmasına karşı çıkan El-Sadr Hareketi’ne başta ABD olmak üzere batılı devletler, pek sıcak bakmadıklarından dolayı hükümet kurulma sürecinin çetin geçeceği varsayılıyor.

Kürt partileri konusundan seçim sonuçlarına bakıldığında, 2018 Irak genel seçimlerinde 1 milyon 800 bin seçmen oy kullanırken bu seçilerde sayı 850 bine kadar düştü. Neredeyse seçmenin  yüzde 60’ı sandığa gitmedi. YNK yüzde 55, KDP yüzde 42 ve Goran Hareketi yüzde90 oranında oy kaybetti. Bu haliyle bölge hükümetinin meşruluğu da tartışılır hale geldi. Her ne kadar Yeni Nesil hareketi oylarını attırmışsa da, onlarda lokal olmayı aşabilecek bir siyaset üretebilmiş değil.

İktidar partileri ders çıkarmıyor

Bölgenin savunma güçlerinin parçalı oluşu da başta Türkiye olmak üzere başka güçlere alan açılmasına neden oluyor. İktidar partileri kendi etrafındaki çıkar gruplarına çalışmaktan halkın sorunlarına çözüm olamıyor. Halk, derdini sokaklarda yapılan büyük protesto eylemleriyle anlatmaya çalışsa da iktidar partileri bunlardan ders çıkarma niyetinde değil.

Şengal Êzidîlerinin büyük kısmının KDP’nin hakim olduğu alanlarda bulunan kamplarda bulunmasından dolayı KDP, Şengal Özerk Yönetimi’nin adayına oy çıkmasını engellemek için elinden geleni yaptı. Özellikle Özerk Yönetim’in güçlü olduğu Xanesor, Sinûnê ve Şengal’e kadar giden birçok yerde seçmenlerin oy kullanacağı dijital cihazların öğle saatlerine kadar bozuk olması da KDP’nin oynadığı oyunun bir parçası olarak görüldü.

Kaynak: Erdoğan Altan / MA


Etiketler : Irak seçimleri,