Çocuklarla ırkçılığı konuşmak, utanç duymak...

29 Tem 2021

 

“Bana Siyah olamayacak kadar akıllı olduğumu söylediler, bu yüzden belki daha aptal davranmalıyım, çünkü sanırım akıllı olmak Siyahlığımı geçersiz kılmaktır.”

Bu sözler Amerika’da ünlü bir futbol oyuncusu ve analisti olan Emmanuel Acho’nun sözleri. Emmanuel Acho, George Floyd’un Mayıs 2020’de Minneapolis polisi tarafından öldürülmesinden sonra bir şeyler yapmak zorunda hissetmiş. Siyah bir Nijeryalı göçmen olan Acho, beyazlardan ırkçılık ve eşitlik mücadelesinde nasıl daha iyi bir müttefik olunabileceği hakkında sorular alıyormuş. Acho bu soruları temel alarak “Siyah Adamla Rahatsız Edici Konuşmalar” isimli bir YouTube serisi hazırlamış. Bu rahatsız edici konuşmalarda polis vahşeti, ırklar arası ilişkiler gibi konuları ele alıyor. 

Acho bu sohbetlerden ilham alarak ve çocukların da böyle bir ihtiyacı olduğunu düşünerek “Siyah Bir Çocukla Rahatsız Edici Konuşmalar” isimli bir çocuk kitabı hazırlamış. Çocukların sistemik ırkçılık ve ırkçı tutumlar hakkında bilgi edinmesini amaçlayan bu kitap, çocukların ırkçılıktan etkilenerek ebeveynlerin nasıl cevaplayacağını bilemedikleri sorularını yanıtlıyor. Acho, kitabının “meraklı çocukların uzun zamandır sormaya korktukları soruları dile getirmeleri için güvenli, yargısız bir alan” yarattığını söylüyor. 

George Floyd’un öldürülmesi ABD’deki ırkçılığı bir kere daha gözler önüne sererken, yükselen protestolar insanlığı en azından bir utançtan kurtarmıştı. Bugünlerde Türkiye’nin de böylesi bir utanç duymaya ihtiyacı var. Ancak durum hiç de öyle değil. Bugünler Türkiye’de ırkçılığın, ayrımcılığın hiç utanç duyulmadan konuşulduğu günler.

Irkçı saldırılar

Konya, Afyonkarahisar ve Ankara’da Kürt işçilere ve ailelerine yapılan saldırılar... Hakim Dal’ın öldürülmesi...  Olayların münferit ve adli olarak değerlendirilmesi... NATO’nun Afganistan’dan çekilmesinin ardından Taliban’ın genişlemesi ve binlerce Afgan’ın Taliban’dan kaçarak Türkiye’ye gelmesi... Afgan mültecilerin niyetlerinin sorgulanması... Afgan mültecilerin; nefret içeren söylemlerden, tutumlardan dolayı sadece geceleri sokağa çıkması... Suriyeli mülteciler için açılan #GitmeVaktinizGeldi,  #BuMisafirlikFazlaUzadı hashtagları... Bolu Belediye Başkanı’nın Bolu’da yaşayan Suriyeli mültecilerin su faturasına 10 kat zam yapacağını belirtmesi, tepkilere karşın bu söyleminin arkasında durması... Partisi CHP’nin buna sessiz kalması, hiçbir rahatsızlık duymaması... LGBTİ+’lara yönelik saldırıların gündem bile olmaması...

Her zaman söyledik. Dünyada, ülkede, mahallede, sokakta ya da ev içinde, hayatta olan biten her şey çocukları da etkiliyor. Çocuklar medyada yer alan pek çok şeyi elbette anlıyor, görüyor ve hissediyor. Irkçılığa, ayrımcılığa maruz kalmak, tanığı ya da faili olmak hiç kimseye iyi gelmeyeceği gibi çocuklara da iyi gelmiyor. Onları yaşam kaybına varacak kadar ihlallere maruz bırakıyor ya da şiddet faili yapıyor.

Her ikisinde de sorumluluk başta devletler, karar vericiler olmak üzere “güvenlik” sorununu başat hale getiren, eşitliğe, barışa karşı politikaları destekleyen, tüm bunlar için gerekçe uydurarak meşrulaştıran ya da görmezden gelen yetişkinlerin... Irkçılığa, ayrımcılığa karşı çocukları güçlendirmekte olduğu gibi...

Türkiye’de de eşitlikten, barıştan yana olan herkesin belki de bugünlerde Emmanuel Acho gibi çocuklarla ırkçılığa, ayrımcılığa karşı konuşması gerekiyor. İster Kürt, ister mülteci, ister LGBTİ+ ya da evde babası Afgan mültecilere küfür eden çocuk olsun, fark etmez. Hepsi ırkçılığa, ayrımcılığa maruz kalıyor. Onlarla bu konular üzerin sakince konuşmalı, onları yetişkinlerin aptallık ya da hastalık sandığı bu sistemik kötülüğe karşı güçlendirmeliyiz.

Çocuklara iyi model olun

Bunun için yüz yıldan fazladır evrensel değerler ve çocuk hakları için küresel olarak mücadele eden Save The Children adlı örgütün önerileri var. Irkçılığa, ayrımcılığın türlerine, yabancı düşmanlığına, homofobiye karşı tüm bu gruplarla dayanışma içinde olan Save The Children, çocukların etraflarında neler olup bittiğini daha iyi anlamalarına yardımcı olmak için yetişkinlere ipuçları veriyor: 

“Bildiklerinizi düşünün. Çocuklarla konuşurken kendi inançlarınızın, önyargılarınızın ve ırk, eşitsizlik, sınıf ve kimlik anlayışınızın önemli olduğunu kabul ederek başlayın. Yaşadıklarınız, ayrıcalık düzeyiniz ve güncel olayları nasıl yorumladığınız, çocuklarla bu tür konular hakkında nasıl konuştuğunuzu etkiler. Irkçılığı çocuklara açıklayan bir sohbete başlamadan önce, kendinizi eğitmek için zaman ayırın.

Araştırma yapın. Bir uzman olmanız beklenmiyor, ancak çocuklarla bu zor konuları konuşmak için öğrenmeye açık olun.

Bilmediğiniz şeyi kabul edin. Çocukların sorduğu her soruyu bilemeyebilirsiniz. Çocuklara, bunun yanıtını bulacağınızı ve onlarla birlikte öğrenebileceğinizi söyleyin. Onları soru sormaya devam etmesi için teşvik edin.

Medyaya ve sosyal medyaya maruz kalmayı sınırlayın.  Özellikle sosyal medyada yer alan nefret söylemleri, şiddet içerikleri çocukların kendisi ile yakınları için endişe ve korku yaratabilir ya da o tür davranışları model almasına yol açabilir. Bu sebeple çocukların medyaya maruz kalmasını sınırlayın.

Çocukları dinleyin. Çocuklar bu konularla ilgili sorular soruyorsa ya da tanıklıklarını anlatıyorsa, onları dikkatlice dinleyin, yargılamayın. Özellikle akranlarıyla ne yaşadıklarını anlamaya çalışın. Size güven duyarak, sizinle konuşmasına, paylaşım yapmasına olanak sağlayın. Onun duygularını takip edin. Ne yaşıyor, farkında olun.

Yanlış bilgileri düzeltin. Irkçılığa ve ayrımcılığa yol açacak yanlış algıları ve yanlış bilgileri düzeltin. Çocukların “hiç kimsenin diğerinden daha az insan olmadığını” daha iyi anlamasına yardımcı olun. Çocuklarla yaşlarına uygun şekilde farklılıklar hakkında konuşun. 

Hissettiklerini kabul edin. Olan bitenler hakkında çok farklı hislere sahip olabilirler. Çocuklar korkmuş, şok olmuş, kızgın, üzgün ve kafası karışmış hissedebilir. Onları güvendikleri biriyle bu duygular hakkında konuşmaya teşvik edin veya nasıl hissettiklerini ifade etmelerine yardımcı olmak için sanat vb. kullanın.

İyi model olun. Çocuklar ırkçılığı, ayrımcılığı yetişkinlerden öğrenirler. Günlük konuşmalarda yer alan etiketleme, stereotipleme, ayrımcı- ırkçı şakalar yapma çocukların görüşlerini şekillendirebilir. Olumlu ifadelerin veya görüntülerin olmaması da önemlidir. Bu nedenle eşitlikçi ve kapsayıcı davranışlar, söylemler konusunda model olun.

Gücünüzü bilin: Irkçılığa, ayrımcılığa karşı harekete geçmek ve doğru olanı savunmak için kişisel olarak neler yapabileceğinizi düşünün. Bu yöndeki çabalara katkıda bulunun. Çocukların da gelişimsel özelliklerine uygun şekilde bu çabanın parçası olmasına yardımcı olun.”

Save The Children’ın önerileri önemli. Bunların gerçekten işe yaraması için yapılması gereken bir şey daha var: Irkçılığa, ayrımcılığa karşı ortak utanç duygusunu geliştirmenin yollarını aramak. Çünkü bizi insan ve toplum yapanın bu duygu olduğu çok açık değil mi?

Ezgi Koman

Ezgi Koman


Etiketler : Ezgi Koman,