Diyarbakır Barosu Başkanı Aydın: Kürt sorunu şiddet dışı araçlarla çözülsün

10 Nis 2021

Diyarbakır Barosu'nun 47’nci Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Başkan Aydın, Kürt sorununa değinerek, ‘Diyarbakır Barosu meselenin şiddet dışı araçlarla, eşit ve adil çözümü konusunda görüşlerini dile getirmekten asla vazgeçmeyecektir’ dedi

Diyarbakır Barosu, 47’nci Olağan Genel Kurulu’nu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sezai Karakoç Kültür Kongre Merkezi’nde gerçekleştiriyor. Pandemi gerekçesiyle hiçbir hukuk kurumunun davet edilmediği genel kurula, Diyarbakır Barosu’na kayıtlı yüzlerce avukat katıldı. 

Kongre salonuna 28 Kasım 2015’te Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan Dört Ayaklı Minare önünde katledilen eski Baro Başkanı Tahir Elçi’nin üzerinde “Seni unutmayacağız Barışın Elçisi” yazılı fotoğrafı ve “İstanbul Sözleşmesini yaşatacağız” pankartı asıldı.

Çıkışın yolu

Yapılan divan seçiminin ardından konuşan Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, sözlerine başta Tahir Elçi olmak üzere yaşamını yitiren tüm avukatları anarak başladı. 

Tüm tehditlere rağmen Diyarbakır Barosunun misyonundan taviz vermediklerini vurgulayan Aydın, konuşmasında “Yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki çizginin tamamen silikleştiği’ tespitini yaptı. Aydın, “Bu karanlıktan ve kaostan çıkışın yollarını da gösterdik. Sürekli dile getirdiğimiz üzere çıkış; hukuk devletine dönüş, adalet ve barıştır” ifadelerini kullandı.  

‘Reformlarla uyumlu pratik adımlar’

Konuşmasının devamında Aydın, “2021 Mart ayında kamuoyuna açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı önemli düzenlemeler öngörmekle birlikte uygulamada hiçbir somut ilerleme sağlanmamıştır” dedi.  Aksine mevcut durumdan bile daha otoriter uygulamalar ve söylemlere tanıklık etmekteyiz. Örneğin İnsan Hakları Eylem Planında ‘demokratik katılımı güçlendirmek için siyasi partiler ve seçim mevzuatında gerekli değişiklikler yapılacaktır’ şeklinde bir amaç belirleyip, daha bu mürekkebi kurumadan HDP hakkında kapatılma davası açılması; yine ‘Aile İçi Şiddet ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadelenin Etkinliğinin Artırılması’ şeklinde hedef belirleyip, kadına yönelik şiddet konusunda önemli güvenceler getiren İstanbul Sözleşmesini bir gece yarısı Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle feshetmek; ‘Toplantı ve Örgütlenme Hakkının Güçlendirilmesi’ şeklinde bir hedef belirleyip, Boğaziçi öğrencilerinin barışçıl protesto hakkına yönelik polis şiddeti görüntüleri gibi daha onlarca örnekte de görüldüğü üzere hükümetin yargı reformu söylemlerinin bir söylemden ibaret olduğu ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin iyi kaleme alınmış şaşalı törenlerle kamuoyuna açıklanan reform söylemlerinden ziyade, toplumda yeniden güven duygusu yaratacak, reform paketlerindeki vaatlerle uyumlu pratik adımlara ihtiyacı var.”      

'Eşit ve adil çözüm'

Kürt sorununa da değinen Aydın, iktidarın bu sorunu güvenlik politikalarıyla çözme girişimine karşı çıkınların ağır bedeller ödediğine dikkat çekti. 

Aydın, sözlerini şöyle noktaladı: “AİHM kararlarının yerine getirilmediği, AYM üyelerinin tehdit edildiği, hatta AYM’nin kapatılmakla tehdit edildiği bu koşullarda cılız da olsa barış taleplerini dile getiremeye çalışanların ya sesleri boğulmakta ya da yargının gadrine uğramaktadır. Usta yazar Mehmet Uzun’un ‘unutmayın, kılıçların ve tüfeklerin sesi, her yerde her zaman merhamet, adalet ve vicdanın sesini öldürür’ sözünü de hatırda tutarak, hala militarizm ve ırkçılık ile zehirlenmemiş vicdanlara seslenmeye gayret ediyoruz. Tüm zorluklara ve ağır bedellere rağmen Diyarbakır Barosu meselenin şiddet dışı araçlarla, eşit ve adil çözümü konusunda görüşlerini dile getirmekten asla vazgeçmeyecektir.” 

Basına kapatılmasına tepki

Baro Başkanı Aydın’ın konuşmasının ardından Genel Kurul’un basına kapalı bir şekilde sürdürülmesi kararlaştırıldı. Diyarbakır Barosu eski Başkanı Mehmet Emin Aktar’ın bu duruma tepki göstermesine rağmen, basına kapalı devam eden Genel Kurul yarın yapılacak seçimle sona erecek. 

 

DİYARBAKIR  


Etiketler : Kürt Sorunu, Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın,