Halka kapanma, yandaşa açılma

02 May 2021

Salgın tedbirleri kapsamında 'tam kapanma' kararını açıklayan iktidar, bu tedbirleri kendisi ve yandaşları için uygulamıyor, halka ise destek vermeden ağır yaptırımlar uyguluyor

İnan Kızılkaya/İstanbul

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 17 Nisan-29 Mayıs arası Ramazan Bayramı'nı da kapsayan “tam kapanmaya” geçileceğini duyurdu. Erdoğan; "Vaka sayılarımızı süratle 5 binin altına indirmeliyiz. Aksi takdirde, turizmden ticarete ve eğitime kadar her alanda ağır bir faturayla karşı karşıya gelmemiz kaçınılmaz olacaktır" dedi. 

Vaka sayısının 5 milyona yaklaştığı ve günlük can kaybının 350’lerde seyrettiği, toplam ölü sayısının 40 bini aştığı Türkiye’de, iktidarın salgını durdurmak için aldığı “tam kapanma”dan ihtiyaç sahiplerine destek çıkmadı. Dünyadaki diğer örneklerin aksine dükkanları aylardır kapalı esnafa ve işsiz kalanlara ekonomik destek verilmediği gibi ücretli kesimin yüzde yetmişi ise bu karardan ‘muaf’ olarak çalışmak zorunda.

Başından beri planlı bir salgın politikası olmayan iktidar, toplumsal alanı daraltacak her gün yeni bir uygulamaya geçiyor. Emniyet Genel Müdürlüğü, (EGM) yayımladığı bir genelge ile toplumsal ve adli olaylarda görüntü ve ses kaydının alınmasını yasakladı. 1 Mayıs Bayramı’nı kutlamak için sokağa çıkan yurttaşlara ve görevini yapan basın mensuplarına güvenlik güçleri sert müdahalede bulundu. Salgın tedbirlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle baskıyı savunan iktidarın söylemleri ve uygulamaları arasında ise skandala varan gelişmeler yaşanıyor.  

Futbolda Soylu torpili

Türkiye Futbol Federasyonu 1. Lig takımlarından Samsunspor'un Başkanı Yüksel Yıldırım, maçlarda -salgın tedbirlerinin adaletli uygulanmadığına yönelik dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Rakipleri Adana Demirspor’un maçlarına İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun oğlunun torpiliyle sosyal mesafe kurallarını ihlal ederek stada girebilmelerine karşın kendi taraftarlarının stada alınmadığını belirtti. İktidarın kendi aldığı tedbirleri kendisinin çiğnemesi dikkat çekiyor. Tedbirlere göre kapalı alanlanda herkese yasak olan toplantılar, sadece hükümet yanlısı kesimler için serbest. Bu süreçte AKP'nin yaptığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın lelaleb dolu dediği kongreler, virüsün yayılmasında etkili olmuştu. Hükümetin kararlarını protesto eden kalabalık olmayan ve salgın kuralarına uyulan her türlü eylem polsin sert müdahalesi ile dağıtılırken, hükümete destek veren her türlü eylem serbestçe yapılabiliyor.  

Cenazeler...

Virüs nedeniyle veya başka nedenlerle yaşamını yitiren yurttaşların cenazelerine katılım birkaç kişi ile sınırlanırken, hükümet yetkilileri ve yakınlarının cenazelerine binlerce kişi katılabiliyor. Sağlık Bakanı'nın bizzat kendisinin açıkladığı kısıtlamaları çiğnediği cenazelerdeki kalabalık törenlerle ortaya çıkmıştı. Yine hükümet yandaşı kesimlerin kalabalık düğünler yaptığı, kapalı mekanlarda eğlence törenleri yaptığı belirlenmişti. 

AKP’lilere özel muamele

AKP Diyarbakır İl Başkanlığı’nın sokağa çıkma yasağı kısıtlanmasından muaf tutulması için üyelerine ‘izin belgesi’ dağıttı. AKP Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Şerif Aydın’ın imzasını taşıyan belgede, açık kimliği yazan Mehmet Ali Kırsaçlı adlı kişinin parti üyesi olduğu ve çalışmalarından dolayı sokağı çıkma yasağından muaf tutulması istendi. Gün boyu farklı sosyal medya hesaplarında “AKP il başkanları izin belgesi mi dağıtıyor?” yönünde iddialar tartışmalara neden olurken, izin belgesi çıkartılan Mehmet Ali Kırsaçlı'dan açıklama geldi. Kırsaçlı, belgenin paylaşıldığı kişisel Facebook hesabından, belgenin sadece kendisine değil, birçok AKP’li üyeye verildiğini belirterek, belgenin doğruluğunu da teyit etti. Kırsaçlı, belgenin kişisel hesabından torunu tarafından paylaşıldığını ileri sürdü.

Üretim durmasın da!

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK)-AR’nın yayınladığı bültene göre 26,8 milyonluk istihdamın yüzde 61’i (16,4 milyon) kapanmadan muaf sektörlerde çalışacak. Yani işçilerin sağlığı üretimin çarkları durmasın diye hiçe sayılacak. 

Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak günlerde üretim, imalat, tedarik ve lojistik zincirlerinin aksamaması, sağlık, tarım ve orman faaliyetlerinin sürekliliğini sağlamak amacıyla on milyonlarca çalışan muaf tutuldu. Yine inşaat sektörü çalışanları da sokağa çıkma kısıtlamasından muaf sayıldı. 

Aşı yok!

Uzmanlar sadece sağlık, güvenlik gibi zorunlu işkolları dışında üretimin tamamen durdurulması gerektiğini belirtirken mutasyona uğrayan virüse karşı aşılamada da Türkiye sınıfta kaldı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin’in taahhüt ettiği aşıyı vermediğini, BioNTech aşısında ise ikinci doz aralığının 6-8 haftaya çıkarıldığını duyurarak “Önümüzdeki iki ay aşıda sıkıntı yaşayacağız” dedi.

Cuma namazı kılınabilir!

Cuma namazı kılmak isteyenler için İl ve İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurullarınca 65 yaş ve üzeri yurttaşların sokağa çıkma saati cuma namazı bitimine kadar uzatılabilecek, 20 yaş altındakilerin sokağa çıkış saati ise cuma namazına gidebilecekleri şekilde öne alınabilecektir. Azınlık cemaatlerinin 65 yaş ve üzeri din adamlarının bu yaş grupları için kısıtlama öngörülen saatlerde dini vecibeleri yerine getirmelerinde herhangi bir kısıtlama olmayacak, bu konuda ayrıca izin alınması gerekmeyecektir.

Turistlere serbest

Umumi Hıfzıssıhha Kanunun 282. Maddesi gereğince korona virüs tedbirleri kapsamında uygulanan sokağa çıkma yasağını ihlalden ise 3 bin 150 TL idari para cezası uygulanıyor. Turistler ise sokağa çıkma kısıtlamasında istisnai durumları olduğu gerekçesiyle muaf tutuluyor. Bakanlığın genelgesinde turistik faaliyet amacıyla geçici süreyle Türkiye’de bulunan yabancı turistlerin sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulacaktır ibaresi bulunuyor.

Biletlere zam

26 Nisan’da açıklanan “tam kapanma” kararının ardından şehirler arası seyahat etmek isteyen yurttaşlar, 17 günlük zamanı değerlendirmek için ya memleketlerine ya da tatil beldelerine gitmek için İstanbul’dan ayrıldı. Bu durumu fırsat bilen karayolu ve havayolu şirketleri de biletlere zam yaptı.

‘Sermayenin çıkarları gözetiliyor’

17 günlük kapanma sürecini  JinNews’ten Öznur Değer’e değerlendiren ATO Yönetim Kurulu üyesi Ayşe Uğurlu, halk sağlığından çok ekonominin öncelendiğini ifade ederek, “Sermayenin çıkarlarını gözeten, ekonomiyi önceleyen bir bakış açısı, bir politik tutum söz konusudur. Bu sürecin sonunda açlık pandemisi ya da kronik rahatsızlıklar pandemisi yaşamak durumunda kalacağız” dedi.

Kapanma sürecinin Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı ile birleştirildiğini hatırlatan Uğurlu, şunları dile getirdi: “Önümüz yaz ve turizm sektörü geliyor. Turizm sezonuna hazırlık maksatlı birazcık ölüm ve vaka sayılarının düşürülmeye yönelik olarak planlanan bir kapanma olarak tanımlayabiliriz bu kapanmayı. Dolayısıyla insan ve halk sağlığını öncelemekten çok ekonomiyi önceleyen bir kapanma mantığı ya da pandemi yönetimi olarak da söylenebilir. İnsanların yaşam tarzlarına, inançlarına, alışkanlıklarına yönelik her türlü müdahalenin antidemokratik olduğunu düşünüyoruz ve bunun da planlı olduğunu düşünüyoruz.”


Etiketler : İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, koronavirüs, inan kızılkaya, sokağa çıkma kısıtlaması,