Her zaman haklı olduğuna inandırır: Kibir-Gülcan Dereli

27 May 2019

Kendimizde kabul etmediğimiz ancak kabul etmesek bile birçok insanda var olan bir davranış biçimidir kibir. Kibir kendini herkesten üstün tutma, büyüklenme olarak tanımlanan bir kavramdır aynı zamanda. Kibirli insanlar, kendi dışındaki insanları hiçe sayar, olumlu özelliklerin sadece kendilerine ait olabileceğini düşünür. Kibirli insanlar, hak ve hakikati kabul etmez. Bir şeyler bilen kimse, kendini büyük, bunları bilmeyenleri de aşağı görür. Onlardan her zaman saygı, hizmet bekler ve üstünlük sağlar. Kibir daha çok iki düzeyde, düşünce ve davranış düzeyinde kendini gösteren bir rahatsızlık türüdür.

Çocuklukta başlayabiliyor

İnsan kendi içinde gizli bir büyüklenme hissine sahip olabilir. Bebeklikten başlayarak büyüklük iddiamızı görmek mümkün olabilir. Hep büyükleri taklit eder ve yetişkin olana kadar en büyük olma hevesinde olabiliyoruz. Bu his zaten genellikle gizliden gizliye yürütülüyor. İnsan kibrini genellikle ilan etmez. Hepimizin içinde bir şekilde büyüklük güdüsü vardır. Bunun farkına varmak epey zordur. Az ya da çok, büyüklük iddiasını taşırız. Bu iddianın kibir olması ölçüsüne bağlıdır. Büyüklük iddiası aşırı olanı kişiler hiçbir yerde kabul görmez.

Hastalık değil ama bozukluk

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kibri psikolojik bir hastalık olarak görmüyor ancak hastalık olarak görülmese de kişilik bozukluğu olarak tanımlanıyor. Kibirli insanlar genel olarak hep haklı olduklarını düşünür, başkalarını hor görüp üstünlük taslar ve genel olarak yaşam da var olan tüm canlılara vs. karşı sevgisizdir.
William Shakespeare’in “Size su veren kuyuya çöp dökmeyin” diyerek dikkat çektiği bu cümlesi, kendini beğenmiş tüm insanların ortak noktası olan ana psikolojik özelliklerden bir tanesini mükemmel bir şekilde özetliyor.
Kibirli insanlar dikkat çekmeden duramaz çünkü sahip oldukları kibir onları ele verir. Kibir ile gurur arasında fark vardır. Gururu yoğun kişiler, kibirli kişiler gibi diğer insanlara yukarıdan bakma ihtiyacı ve ilişkisi yoktur.

Hep haklı olunur mu?

Kibirli insanlar kendilerini çok sever ve fantezi dünyasında yaşar. Bu da onları iddialı ve kendini beğenmiş kılar. Bununla birlikte ihtişamlı havaları, güvensizliği ve bolca itimatsızlığını gizler. Bu nedenle, diğer insanların onların karakter ve görünüşleri hakkında neler düşündüklerine sürekli dikkat eder ve kendi görüşleri dışındakilerin hiçbir önemi yokmuş gibi hareket eder. Megalomani eğilimi olan kibirli insanlar, sosyal açıdan çok önemli olduklarını düşünür. Kendilerinin büyük işler başarabileceğine ve muazzam bir zenginliğe sahip olabileceklerine inanır. Ancak, bu hayaller hem mantık dışı hem de aşırı abartılı olduğunu görmek zor değil. Kibir kişiyeher zaman haklı olduğuna inandırır.


Tevazu ile aşılabilir

İnsanı insan yapan en önemli özelliklerden biri dürüstlüktür. İnsan öncelikle kendine dürüst olursa ve kibrinin olduğunu kabul ederse kurtulması daha kolay olabilir. Kibrin temel nedeni ise tevazu ve alçak gönüllülük eksikliğidir. Tevazu, yani alçak gönüllülük her insana ayrıcalık katar. Kendinizi istediğiniz kadar büyük görebilirsiniz, ancak bunu davranışa dökmek kabul edilemez. Biz toplumsal canlılarız ve bu davranış kesinlikle rahatsız edicidir. Tevazu sayesinde hayatın zorluklarıyla mücadele edecek gücü kendimizde buluruz.
Davranışlarımızı kontrol altında tutmayı öğrenmemiz de fayda var. İnsanlarla ilişkilerde hakkaniyet ölçülerine dikkat etmek fayda sağlar. Kötülüğü ortadan kaldırmak için gösterilen çaba kişinin kibrini yenmesine önemli oradan katkı sağlar. Bizden bir önceki tür, milyonlarca yıllık hegemonya kurduktan sonra, hiç öngörülemez bir şekilde, bir gök taşının dünyaya çarpması sonucu, tamamıyla haritadan ve dünyadan silinmiştir. Bunun bizim başımıza gelemeyeceğini iddia edenler, açıkça yukarıda bahsettiğimiz kibirlerine yenik düşenlerdir.

Asıl kirli olan (x) kişinin zihni

Yazıyı belki son günlerde yaşanan ve birçok kişinin de içine dokunan olayla örnekleyebiliriz. Mersin’in Erdemli ilçesinde bir yolcu minibüsüne binen çocuğun, üzeri kirli olduğu için koltuğa oturtulmuyor. Ücretini ödediği halde çocuğun koltuğa oturmasını engelleyen (x) kişi kendinde böyle bir hak buluyor. Tepkiler çığ gibi oluyor. 12 yaşındaki Muhammed H. ise yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Bu kişi koltuğa oturduğum halde çağırdı, yere oturttu. Burada oturacaksın dedi. Elbisemin yağ olduğunu, kirli olduğunu söyledi. Parasını verdiğim halde niye böyle yaptı anlamadım. Bir kadın da benim yerde fotoğrafımı çekmiş. Niye çekiyor ki, yanı boştu, yanına beni niye oturtmadı.”
Hayata zaten eksilerle başlamış olan bir çocuğa yapılan insanlık dışı davranışı kabul etmek mümkün değil. Kim ne derse desin yapılan kötülüktür. Asıl kirli olan çocuğu koltuğa oturmasına engel olan kişinin zihniyetidir. Çocukluğunu yaşamadan büyümek zorunda bırakılan ve o çocukları ötekileştirerek kötü davranmak kimsenin haddi değildir.

Yaşama Dair

Yaşama Dair


Etiketler :