İktidar savaşla ‘oy’nuyor!

15 Eki 2021

Ekonomik kriz buhrana dönüşürken, kamuoyu yoklamaları iktidarın çöküş sürecine girdiğini gösteriyor. Her gün yeni suç ifşalarıyla sarsılan AKP, Kürtlere yönelik savaşla iktidara tutunma çabasında

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, ABD ve Rusya ziyaretinden sonra Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik yeni bir operasyonun sinyalleri verildi. Bu sinyal, tam da doların yeniden fırladığı, ekonomik krizin buhrana dönüştüğü, kamuoyu yoklamalarına göre AKP ve MHP’nin çöküş yaşadığı, TÜGVA ve iktidar yandaşı gruplara dair ifşaların hız kazandığı ve Federe Kürdistan’daki operasyondan istenen sonucun alınamadığı bir zaman aralığında geldi. Son 6 tüm iç ve dış krizini Kürt karşıtlığı ile örtme politikası izleyen iktidarın bu politikasının da artık sonuç vermediği tartışmalarının yoğunlaştığı bir zamanda tekrar savaş seçeneği gündeme getirildi. İşte iktidarın savaş politikasının arka planı ve bazı ihtimaller:

1- EKONOMİ: Son 6 yıldır savaş ekonomisine geçen iktidar, kamuoyunu Kürt karşıtlığı üzerinden manipüle ederek ayakta kaldı. Savaş politikası ekonomiyi çökertti. Dolar her gün tarihi rekorlar kırarak 9 TL’yi aştı. Enflasyon halkın belini büktü. Ülke, tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birine girdi. Milyonlarca insan açlık sınırında, milyonlarca insan iş bulamıyor, milyonlarca emekçi ağır sömürü koşullarına ve düşük ücrete mahkum edildi. Savaş politikası, sadece iktidara yandaş büyük şirketlere ve başında Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın bulunduğu İHA-SİHA üreten savaş şirketlerine yaradı.

2- İÇ POLİTİKA: Ekonomi alanında yaşanan kriz, kamuya çöken yandaşlar ve paralel kadrolaşma, iktidarı çürüttü. Güç zehirlenmesi, kamu kaynaklarının yağmalanması, yolsuzluk, adaletsizlik iktidarın dayandığı desteği eritti. Kamuoyu yoklamaları AKP-MHP’nin iktidarı kaybedeceğini, HDP’nin anahtar rolde olacağını, Millet İttifakı’nın da Kürtleri dikkate almadan iktidar olamayacağını gösteriyor. Yeni siyasi dengeler, güçlü ve düşmeyeceği illüzyonu yaratan iktidarın bu maskesini düşürdü. Yeni iktidar alternatifi ortaya çıkarken, iktidarın bulaştığı suçlara dair bürokraside sızmalar arttı. TÜGVA’nın paralel yapılanma kurarak kamu atamalarında rol oynadığı ortaya saçıldı. Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, iktidarla ortak bulaştığı suçları, yolsuzlukları, mafya-devlet ilişkilerini, uyuşturucu organizasyonlarını, kamu ve özel kaynaklara nasıl çöküldüğünü, siyasi cinayet planlarını deşifre etti. Tam da Kuzey Doğu Suriye’ye savaş sinyalleri ile birlikte içeride de siyasi cinayet planlarına dair söylentiler arttı. İktidarın, olası operasyonla milliyetçi dalga oluşturma ve muhalefeti de tekrar Kürt karşıtlığında peşine takmayı planlıyor. Erdoğan’ın içine düştüğü krizden sadece “askeri bir zaferle” çıkılabileceği hesabı yaptığı belirtiliyor.

3- DIŞ POLİTİKA: Önce Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan’ın, “Gerilim yaratmak kolay, Suriye tarafından bu tarafa bir kaç havan atarız” sözlerine uygun gelişmeler peş peşe yaşandı. 8 Ekim’de Cerablus’ta iki ayrı bombalı saldırıda 2 kişi yaşamını yitirdi. 9 Ekim’de Azez’de zırhlı bir araca yapılan saldırıda iki özel harekat polisi yaşamını yitirdi. 11 Ekim’de Efrîn’de bir bombalı araç saldırısında 4 kişi yaşamını yitirdi. İçişleri Bakanlığı, saldırıların Til Rifat’tan ve YPG tarafından yapıldığını iddia etti. Demokratik Suriye Güçleri, iddiaları yalanladı. Erdoğan, 11 Ekim’de “Suriye’den Türkiye’ye yönelik terör saldırılar konusunda artık tahammülümüz kalmadı. Buralardan kaynaklanan tehditleri ya oralarda etkin olan güçlerle birlikte, ya da kendi imkanlarımızla bertaraf etmekte kararlıyız” açıklaması yaptı. İktidara yakın medya savaş tamtamları çalarken, Minbic, Til Temir, Ayn İsa ve Til Rifat’ı işaret ederek yüksekten uçtu. Kimi kaynaklar ise Derbesiye ve Amude aralığına bir operasyon ihtimalinden söz ediyor. Yine Irak ile sınır olan Qamişlo’nun doğusundaki noktalara işaret ediliyor. Ancak hem Rusya hem de ABD karşısında eli zayıf olan AKP iktidarına bu güçlerin onay verip vermeyeceği bilinmiyor. Rusya daha önce bazı bölgeler karşılığında Efrîn başta olmak üzere bazı bölgelere Ankara’nın girmesine onay verdi. Şimdi eli çok daha zayıf olan ve çökmekte olan bir iktidara ne karşılığında onay vereceği sorusu cevapsız. ABD de daha önce Ankara’ya bazı tavizler karşılığında onay vermişti. Şimdilerde ABD ile Türkiye arasında ilişkiler gergin. ABD Başkanı Joe Biden, geçtiğimiz gün yayınladığı Suriye kararnamesinde “Türkiye Hükümeti’ni ABD’nin ulusal çıkarlarını tehdit etmekle ve DAİŞ’e yönelik operasyonlara zarar vermek”le suçlamıştı. Ankara’nın  ABD’den onay alıp almayacağı belirsiz. Zira Ankara, Rusya ve ABD’den onay veya sessizlik işareti almadan operasyon yapamaz. Ancak, Rusya ve ABD’den bağımsız olarak iktidarın olası operasyonda umduğunu bulamayacağı, savaş çıkmazının iktidar için düşüş finali olabileceği yorumları da yapılıyor.

‘Erdoğan kendini kurtarma peşinde’

YPG Sözcüsü Nuri Mehmud, Türkiye’nin Kuzey ve Suriye’ye yönelik yeni bir “işgal” hazırlığı içinde olduğunu kaydederek, kriz içindeki Erdoğan’ın amacının kendini kurtarmak olduğunu vurguladı. Yeni Özgür Politika Gazetesi’ne konuşan Mehmud, Erdoğan’ın Biden ve Putin’den istediğini de elde edemediğini söyledi. Nuri Mehmud, “İşgal saldırısını; Türkiye’nin çıkarları, Türk halkının çıkarı ve terörü yok etme amacından ziyade, kendini kurtarma amaçlı yapıyor. Asıl amacı kargaşa ve olağanüstü bir durum yaratarak, oylarını arttırıp iktidarını sürdürmek. Erdoğan’ın, cihadist, politikası sadece Kuzey ve Doğu Suriye için değil tüm dünya için bir tehdittir” şeklinde konuştu. Rusya için Suriye’nin önemli bir mevzi olduğunu hatırlatan Mehmud, “Sırf Erdoğan’ın ‘Erdoğani Sultanlığı’ kurması için Suriye ve çıkarlarından vazgeçmeyecektir. Rusya belki geçici bazı anlaşmalar (Efrîn, Serêkaniyê, İdlib, Zebedani, Halep vb.) yapabilir. Sanırım Erdoğan iktidarını sürdürmek için Rusya ile Efrîn, İdlib ve Zebedanivari yeni bir anlaşmaya gitme çabası içerisinde. Ancak bu girişiminde başarılı olacağını tahmin etmiyorum. Uluslararası kamuoyuna bir çağrıda bulunmak istiyorum: Türkiye’de yaşayan halklar, AKP-MHP hükümetinden çok ciddi zarar görüyor. Erdoğan, Türkiye için bir tehdit olduğu gibi Ortadoğu ve bölge için de bir tehdit oluşturuyor. Uluslararası kamuoyu bu gerçeği görüp buna göre hareket etmeli, bir an önce bu zulmün bitmesi için gerekli tavrı geliştirmeli” dedi.

HABER MERKEZİ


Etiketler : Erdoğan, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Erdoğan Putin,