Kadına yönelik şiddet politiktir

25 Kas 2020

Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu olarak, 1997 yılından bu yana devlet güçleri tarafından, cinsel işkenceye maruz kalan kadınlara hukuki yardım veriyoruz.  Hukuk büromuz ve Cinsel Şiddete Karşı Hukuki Yardım Derneği olarak bugüne dek 758 kadın bizden, hukuki destek aldı.

Her 25 Kasım’da, yıllık sayısal raporumuzu açıklamaktayız.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ,2005 yılında yapılan yasal değişikliklere kadar yazılı hukukta kadına yönelik şiddeti yeterince cezalandırmadı.

2005 yılına dek, Türk Ceza Kanunu’nda kadına yönelik şiddet bir bölüm başlığı olarak bile yer almadı.

Tecavüz suçunun tanımı çok yetersizdi. Cinsel taciz, bir suç tanımı olarak yer almıyordu. Bekaret kontrolü, fütursuzca ve işkence amaçlı kullanılıyordu.

Ve belki de, en önemlisi “namus“ gerekçesi ile işlenen cinayetlerde, indirim uygulanması söz konusuydu.

Kadınların mücadelesi sonucunda, 2005 yılında, Türk Ceza Kanunu’nda önemli değişiklikler yapıldı.

Cinsel saldırı suçu, bir bölüm başlığı olarak yasada yer aldı. Cinsel tacizin, suç tanımı yapıldı. Bekaret kontrolü, belirli şartlara bağlandı.

Ve 2011 yılında, Türkiye “ Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi’ni “ imzaladı.

Ancak, yazılı hukukta yapılan değişiklikler ve imzalanan uluslararası sözleşmeler, uygulamada gereği gibi yansımıyor.

Özellikle devletin “şiddet dilini“ fütursuzca kullanması, toplumsal şiddet ve özellikle de kadına yönelik şiddetin, artmasına neden oluyor.

İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet alanında, bugüne dek yapılmış en “ileri“ sözleşme. Ancak T.C. Devleti sözleşmenin tarafı olmasına rağmen, gerek pratik uygulamalarda gerekse yargı alanında sözleşme sürekli ihlal ediliyor.

İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan devletler,  GREVİO isimli bir mekanizma tarafından denetleniyor.

GREVİO, 15 Ekim 2018 tarihinde Türkiye raporunu açıkladı.

GREVİO raporda: “kadın-erkek eşitliği ve kadına yönelik şiddet konusunda, bütüncül ve sistematik bir değerlendirme yapılmadığını“ dile getiriyor. Ve yine, “kadın-erkek arasında, “ayrımcı-kalıp yargılar“ konusunda da eleştirilerini dile getiriyor.

GREVİO, toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı, şiddete ilişkin bildirim oranlarının düşüklüğünü de eleştiri konusu yapıyor.

Raporunda devamla ,sivil toplum kuruluşlarına yönelik özellikle de, İstanbul Sözleşmesi ve onun ilkelerini destekleyen bağımsız kadın örgütlerine yönelik giderek artan, kısıtlayıcı koşullar nedeniyle endişe duyulduğunu da belirtiyor.

Kadına yönelik, resmi güçler tarafından gerçekleştirilen cinsel işkence, en “zor açıklanan“ işkence yöntemi.

Kadınlar, korkuyorlar, utanıyorlar, yalnız bırakılmaktan çekiniyorlar.

Bu alanda yaşanan, “büyük cezasızlık politikası“ kadınları çok etkiliyor.

2020 yılının ilk 10 ayında, hukuk büromuza 75 kadın başvurdu. Aşağıda yazılı sayısal dökümler, durumun vahametini bir kez daha ortaya koyuyor.

Bir kez daha, 25 Kasım’da T.C. Devleti’nin iç hukuk ve uluslararası sözleşmeleri uygulamaya davet ediyoruz.        

Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu

1 OCAK 2020- 25 KASIM 2020 Raporu.

Toplam başvuru sayısı: 75

Türkiye cezaevlerinde bulunan kadınların sayısı: 20

Suç Dağılımı:     

Tecavüz: 5

(4 kadın tecavüze uğradıktan sonra intihar etti, bir kadın işkence sonucu öldürüldü, 14 yaşındaki bir kız çocuğu tecavüze uğradıktan sonra akrabaları tarafından “namus temizleme” gerekçesiyle öldürüldü, 1 kadın işkencenin uzun vadeli etkisi sonucu Aralık 1999 tarihinde öldü. 1 kadın işyerinde tecavüze maruz kaldı. Ailesi hakkında ölüm kararı çıkardı)

Cinsel Taciz:70

Yukarıdaki Vakaların Dağılımı:

Kayıtsız gözaltında taciz ve tecavüz: 1

Yaş Bilgileri:      

18–67 arası:75

Suçu İşleyen Failler Dağılımı *:

Polis:  49

Jandarma/Asker: 15

Özel Tim: 3

Korucu:1

İnfaz Koruma Memuru: 19

Bekçi: 1

Diğer Kamu Görevlileri: 30

İŞİD (Irak Şam İslam Devleti:1

Kadınların Statüsü:

Kürt: 45

Türk: 14

Arap: 2

Afgan:12

İran:2

Kadınların Gözaltına Alınma Nedenleri:

Siyasi nedenlerden ya da savaş kaynaklı

Toplam sayı: 50

Kendisi siyasi      :44

(Bunlardan 1 tanesi adli-siyasi, 5 tanesi siyasi-savaş kaynaklı, 7 tanesi siyasi ve ailenin erkek üyeleri hakkında bilgi almak için, 7 tanesi siyasi ve ailenin siyasi üyelerinden dolayı cezalandırmak için)

Ailenin erkek üyelerini konuşturmak ya da (genellikle) ailenin erkek üyeleri hakkında bilgi almak için:18

Ailenin siyasi üyelerinden dolayı cezalandırmak için: 6

Adli nedenlerden

Toplam sayı:25

Adli nedenlerden dolayı cinsel tacize uğrayan: 25

Davaların Hukuki Durumu:

Toplam dava dosyası       : 29

Ceza Mahkemeleri’nde devam eden davalar :13

Savcılıkta bulunan davalar: 16

Projede kapanan, arşive kaldırılan dosyalar:

Toplam sayı: 46

Korktuğu için hukuki işlem istemeyen:20

Dava devam ederken vazgeçen: 1

Mağdurun kendi avukatları tarafından takip edilen davalar: 23

Mağdur davasıyla kendi ilgileniyor: 1

Türkiye’de mahkeme kararı ile sonuçlanan davalar: 1

Suç duyurusu nedeniyle ağır baskıya maruz kalanlar: 

Toplam sayı: 162

Mağdura karşı dava açılması: 2

Cezaevindeyken hakkında disiplin soruşturması açılan: 7

*Toplam sayının yüksek olmasının nedeni, bazı olaylarda birden fazla fail kategorisinin uygulamada bulunmuş olmasıdır.

Eren Keskin

Eren Keskin


Etiketler : Eren Keskin,