...
Heval Arslan
İki fotoğraf karesinin düşündürdükleri

Kadınların, ne savaşa giden süreçte ne barış müzakerelerinde muhatap alındığı, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ifade edilmeyip, bu eşitsizliğin sonuçlarının ortadan kaldırılmadığı, kadın özgürlüğünün sağlanmadığı yerde barıştan söz etmek mümkün değil
 

Irkçılığa karşı mücadele aynı zamanda bir cins mücadelesidir

Françoise Vergès, "genelleştiren" bir devlet politikası olarak kadın haklarını savunmanın yetersiz olduğunu, bunun kadınların farklılıklarından dolayı maruz kaldıkları ırkçı ve cinsiyetçi yaklaşımlara çözüm üretemeyeceğini belirtiyor

Açlık grevleri 8 aydır sürüyor, kamuoyu sessiz!

İmralı tecrit sistemi var olduğu sürece savaş politikalarının da var olacağını gören tutsaklar, neredeyse 8 aydır süresiz-dönüşümlü açlık grevinde. İHD açıklamasında sağlık sorunlarının başladığına dikkat çekiliyordu. Ancak kamuoyu hâlâ sessiz!

Katilleri mutlu eden karar: İstanbul Sözleşmesi’nin iptali

Türkiye’nin kadın politikalarını ve İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını “kaygıyla” karşılayan, ülkelerin aynı zamanda AKP-MHP iktidarını ayakta tutan, ekonomik ve politik olarak destekleyen ülkeler olduğunu da görüyoruz 

Ulusal Kürt Kadın Konferansı'nın tam zamanı!

Önümüzde Kürtleri bekleyen tehlike büyük, birlik olmasak katliamlar daha da çoğalır. Bu saldırıların ilk hedefi ise Şengal ve Efrîn'de yaşadığımız gibi Kürt kadınları olacaktır... 

Hitler'den 90'lar Türkiye'sine: 'Gece ve sis' operasyonları

1990'larda yaşanmış bu insanlığa karşı suçlarla Türkiye yüzleşmediği, hesaplaşmadığı için benzeri suçlar bugün de işlenmeye devam ediliyor... Cumartesi Anneleri/İnsanları'nın direnişi aynı zamanda bütün ezilenlerin adına da süren bir direniş 

Fransa'da "feminicide"ten sonra "ekonomik ve iş eşitliği" yasası

Fransız Parlamentosu, şirket yönetimlerine kadın kotası uygulanmasını öngören bir yasayı onayladı. Kota uygulaması, eşit temsiliyetin gerisinde olsa da ataerkil, cinsiyetçi ve ırkçı bir toplum ile mücadele bazen önemli bir araç olabiliyor

Türkçe konuşmayı reddeden kadınların onurlu duruşu

Bu kadar baskı ve yoğun asimilasyona rağmen Kürtçede ısrar etmek, Kürtçeyi yaşamın tüm alanlarında, evde, dışarıda, çarşıda, pazarda, ibadet ederken, kullanıp-yaşatmak, Kürt kadınların en devrimci duruşudur 

Örgütlü şiddete karşı örgütlü mücadele

Aslında kadına yönelik şiddet olaylarındaki cezasızlığın, kadının sistematik olarak toplumsal, siyasal ve ekonomik alanın dışına itilmesi ile bağını görüp tamamen ideolojik ve örgütlü bir şiddet ile karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz

Dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa

Bugün Türkiye kadın hareketi bir dönüm noktasındadır. Kendi kazanımlarını korumak, gasp edilen haklarının yeniden tahsis edilmesi ve bu saldırılara yanıt verebilmek için süreç daha bütünlüklü ve kapsayıcı bir duruş gerektiriyor

Anne Şenyaşar haykırıyor: Betona gömülen adaleti bulup çıkaracağım…

Bilmiyorum en acısı parçalanmış evladının cenazesini teşhis etmek mi; hayat arkadaşının gözlerinin önünde linç edilerek katledilmesi mi? Çocuğunun parçalanmış mezar taşı ile karşılaşmak mı, yoksa on yıllarca arayıp da bulamamak mı? 

Newrozlaşan kadınlar

Newroz alanları aynı zamanda Kürt kadınlarının politikleştiği, kendi özgücünü gördüğü, Binevş Agal gibi öncüleştiği meydanlar olmuştur. Kürt kadınları açısından Newroz bir mitoloji olmaktan çoktan çıkmıştır.