...
Hicran Urun
Erkek adalet değil, gerçek adalet; Rojava Toplumsal Sözleşmesi

Devrimin inşası için atılan en önemli adımlardan biri de Rojava Toplumsal Sözleşmesi oldu. Bu sözleşme ile BAAS rejimin erkek şiddetine yol veren yasalarının yerine, 'erkek adalet değil, gerçek adalet' söyleminin pratiği sergileniyordu

"Ne yorulduk ne de sıkıldık; İşgalcileri söküp atacağız"

"Yıkıma, yerinden edilmeye ve çocuklarını kaybetmelerine rağmen işgalin zalimliği, tiranlığı ve politikaları, başta kadınlar olmak üzere Filistinlilerin cesaretini kıramadı. Ne yorulduk ne de sıkıldık. Mutlak özgürlüğe kadar yolumuzdan şaşmayacağız"

Ne bir kadın ne de bir dil daha eksilsin*

Kamuoyunda geniş yer bulan iki hikâye, anadilin kültür ve kimliklerin kendilerini var edebilmelerinin yanı sıra özellikle kadınlar için ne kadar yaşamsal olduğunu da çarpıcı bir şekilde gösterdi bizlere. Bu hikâyelerde Azize 'şanslı', Fatma 'şanssız' olandı 

30 yılda ikinci göç: Gördüklerimizi kimse görmedi

“90’larda köy boşaltmaları sırasında bomba attılar, evimizi yaktılar biz de korktuk ve Suriye’ye geçtik. Suriye’de de evimiz yakıldı ve tekrar Türkiye’ye döndük. Çok çok zordu. Burada da ev başımıza yıkıldı. Bizim gördüklerimizi kimse görmedi”

İstanbul Sözleşmesi: Nasıl başladı, bugüne nasıl geldi?

Diyarbakır'da yaşanan Nahide Opuz'un 1996 yılından 2002'ye kadar verdiği yaşam mücadelesinden doğdu İstanbul Sözleşmesi'nin hikâyesi. 2009’da kabul edildi ve 2011'de yürürlüğe girdi. Peki 2021'e nasıl geldi... 

Şüpheli kadın ölümleri: Hepsinin hikâyesinde şiddet var

"Şiddet öyküleri, hikâyeleri hepsi aynı. Şüpheli olarak adlandırılan kadın ölümlerinde kadınların birçoğu şiddete maruz kalmış kadınlardır. Bu veri bile bize intihar denilen ölümlerin şüpheli olduğunu düşündürtüyor." 

Erkeğe, devlete, faşizme ses çıkar!

'Kadınlar olarak bizim yıllarca reflekslerimiz öldürülmeye çalışıldı, utanmamız, ses çıkarmamız gerektiği öğretildi. Sesimizi çıkartalım. Çünkü faşizm en çok sesten korkar. Bugün vereceğimiz refleks bütün yaşamımızı şekillendirecek'

'Tecridin kadın kırımı ile bir bağı var'

'Kadınları çerçevesi çizilmiş, daraltılmış, “aile” dedikleri ilişkilerin, evlerin içine hapsetmek istiyorlar. Bunların hepsi bir tecrit politikasıdır. Bugün gerçekleşen kadın kırımının da tecrit politikalarıyla doğrudan bir ilişkisi var.'  

Yemek pazar çöplerinden, ped kullanmak lüks

'Pazar çöplerinden yemek üreten kadınlar oluyor. Sosyal desteklere genelde kadınlar başvuruyor. Yoksulluğun psikolojik yükünü öncelikle kadınlar taşıyor. Ped kullanmak lüks. Daha ‘fedakâr’ olmak zorunda hissettiklerini anlatıyorlar...'

Dersim Tertelesi'nin Efrin'e uzanan hikâyesi

1938'de 'Dersim'in kayıp kızları’ olmamak için Efrin'e göç etmiş kadınlar bugün aynı zulmü yaşıyor... Kayıp onlarca kadının akıbeti bilinmiyor... Ve dün IŞİD'e karşı verdikleri mücadele ile alkışlanan Kürt kadınları bugün Efrin'de yalnız bırakılıyor

Ortadoğu'da kadın mücadelesi birleşiyor

Ortadoğu'da kadın olmayı, mücadeleyi ve 'işgale ve kadın kırımına karşı' kurdukları ortak inisiyatifi Lübnan'dan Büşra Alî, Libya'dan Dr. Rabha Elfarsi ve Tunus'tan Prof. Saloua Guiga anlattı