Kozak Yaylası yok oluşun eşiğinde

20 Eki 2021

Birinci derece tarım alanı olan Kozak Yaylası’nda, maden işletmeleri ve taş ocakları nedeniyle tarım yapılmaz hale geldi. Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel, ‘Kozak Yaylası’nı devletin yaylalara salmış olduğu haramilerden koruyoruz’ dedi

Birinci derece tarım alanı olan Kozak Yaylası’nda, maden işletmeleri ve taş ocakları nedeniyle tarım yapılmaz hale gelirken, binlerce ağacın kesildiği bölgede çam fıstığı hasadı da her geçen yıl düşüyor. Yörede yaşayan 3 kuşağın büyük bir tehlikeyle yüz yüze olduğuna işaret eden Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel, “Kozak Yaylası’nı devletin yaylalara salmış olduğu haramilerden koruyoruz” dedi. 

İzmir’in Bergama ilçesinde bulunan Kozak Yaylası, 1980’li yıllardan bu yana taş ocakları ve altın madeni işletmeleri tarafından işgal ediliyor. Yöreye özgü birçok bitki türünün yanı sıra önemli çam fıstığı üretiminin merkezi de olan yayla, tarım yapılamaz hale gelirken, çam fıstığı hasadının her geçen sene düştüğü bölgede, taş ocakları için binlerce ağaç kesildi. Son olarak yayla içerisindeki Okçular Mahallesi’nde kurulmak istenen granit ocağı içinse ÇED süreci devam ediyor.

Köylüler ÇED toplantısını yaptırmadı

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, taş ocağı kurulmak istenen bölgenin, birinci derece tarım alanı olduğuna, mahalleye ise 140 metre mesafede bulunduğuna dikkat çeken Engel, “Bu kadar taş ocağının varlığı artık canlı yaşamına kastetmiş durumda. En son 30 Eylül’de Okçular’da yapılmak istenen ÇED toplantısında, köylüler büyük bir dayanışma göstererek toplantıyı yaptırmadı. İnsanların artık bu toplantılardan öğreneceği bir şey kalmadı. Çünkü ne tarafa baksalar yok edilmiş bir doğa görüyorlar. Yeşilin yerini karaya çalan bir görüntü söz konusu. Ayrıca proje dosyasına göre alan 69 yıllığına kiralanmış. Yani yörede yaşayan 3 kuşak büyük bir tehlikeyle karşı karşıya” dedi. Kozak Yaylası’nın yaklaşık yüz taş ocağı ve devam eden kapasite artışlarıyla tarihinin en büyük talanını yaşadığını kaydeden Engel, “Kozak Yaylası’nı devletin yaylalara salmış olduğu haramilerden koruyoruz. Granit madenini çıkarmak için yerin metrelerce altına inmeleri gerekiyor. O esnada yer altı su rejimiyle de oynuyorlar. Bölge halkının en önemli geçim kaynağı olan çam fıstığı çok hassas bir bitkidir. Küçük toprak hareketlerinden etkilenir, ürün vermez. Granit taşı çıkarıldıktan sonra yerine bir şey konmuyor. Kozak Yaylası’nda onlarca taşı alınmış, yağmurla dolmuş devasa çukur var. Günden güne Kozak Yaylası’nın sonu hazırlanıyor” diye konuştu.

‘İktidarın propagandası boşa düştü’

Taş ocaklarına karşı bölge halkının mücadelesinin sürdüğünü de belirten ve yurttaşların son 5 yıldır bölgede yapılmak istenen ÇED toplantılarına izin vermediklerini dile getiren Engel, açılan davaların bir kısmıyla ocakların engellendiğini ifade ederek, çam fıstığı veriminin yüzde 90 oranında düşmesinin ocakların önünü açtığını dile getirdi. Yoksullaşan köylülerin topraklarını taş ocağı şirketlerine sattığına da dikkat çeken Engel, insanların çaresiz durumda olduğunu, iktidarın ise tarıma destek oldukları yönündeki propagandasının Kozak’ta boşa düştüğünü vurgulayarak, “Birinci derece tarım arazilerini göz göre göre taş ocaklarına teslim ediyorlar. İnsanların köyleri tamamen boşaltıp şehirlere gitmesini mi bekliyorlar? Taş ocaklarının dayattığı hayat değil, köydeki küçük üreticinin mücadelesi desteklenmelidir. Mevcut taş ocaklarının kapasite artırımına izin verilmemesi gerekiyor. Var olanların da aşamalı olarak yayladaki faaliyetlerinin sonlandırılması lazım” dedi.

Altın madeni su bırakmadı

Yayla için diğer tehdidin de altın madeni olduğuna işaret eden Engel, Madra Dağı’nda bulunan madenin yer altı sularını bitirme noktasına getirdiğini söylerken, Bergama’nın yanı sıra Dikili, Ayvalık gibi bölgelerde de içme suyunun buradan karşılandığını belirterek, şunları ekledi: “Altın madeni saniyede 57 litre su tüketiyor. Yer altı suları çekildi. Kozak Yaylası’nda yaşayan insanlar kuraklıktan kaynaklı tarım yapacak suyu bulamaz oldular. Yer altı sularıyla beslenen Madra Barajı ilk defa bu yaz kurudu. Yöre köylülerinin çığlığına, feryadına kayıtsız kalmamak gerekiyor. Devlet artık anayasayla güvence altına aldığı sağlıklı çevre hususlarına dönmek zorunda” ifadelerini kullandı.

İZMİR


Etiketler : Kozak Yaylası,