Krizin hukuki boyutu… - Hüseyin Deniz

01 Ara 2019

Son bir kaç gün içinde ilginç gelişmeler yaşandı. Bunlaran biri, Merkez Bankası (MB) analitik bilançosunda “değerleme hesabı”nın son bir ayda 20 milyar TL azalış göstermesi. Bu hesap, TL’nin yabancı paralar karşısındaki ve altının değer değişimleri sonucu oluşan farkları yansıtıyor. Bu varlıkların hesap dönemi sonu tutarları o günkü kurlarla değerlemeye tabi tutulur.

MB Kanunu’nun 61. Maddesi geregi, oluşan lehte ve aleyhte farklar kar-zarar hesabıyla ilişkilendirilmeksizin “Değerleme Hesabı”nda izlenir. Aksi halde para ve maliye politikası ilkelerini zedeleyen karşılıksız para basmaya yol açılmış olur. Acaba oraya doğru mu gidiliyor? Bilinmiyor. Dahası, Merkez Bankası faaliyet karının bir bölümün Hazineye aktarımı, Merkez Bankası Başkanını istifaya zorlanması, peş peşe gelen faiz indirimi vs. İtalyan Uncredit’in Yapı Kredi’deki hisselerini satmaya götürmüş olması ise mümkün.

Bir diğeri Meclis’ten geçen Yeni Vergi Yasası idi. Yasa Almanya’daki Türkiyelilerin yoğun tepkisine yol açtı. Çünkü yeni düzenleme, yüksek kar payı vaadiyle Almanya’da para toplayan İslami holdinglerin korunması, bu holdinglere para kaptıranların yargı yoluyla paralarını geri almasını engelliyor. Kombassan, Jet-Pa, Yimpaş ve Endüstri Holding’i hatırlayalım. Yıllar süren hukuki mücadele sonrası, Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkeme si’nin Almanya’da YİMPAŞ’a para kaptıran Ümit Mesligil ile Çelik Ailesi’nin açtığı davada, Paranın faiziyle ödenmesi kararı çıktı. Mağdurlar tam sevinecekleri sırada işte bu yeni vergi yasası çıktı. Karara tepki gösteren Köln Barosu'ndan avukat Seydi Koparan, “Amaç burada şimdi adı Bera olan Kombassan’ı korumak. Oysa hukuk devletlerinde bir şirkete, bir kişiye has yasa çıkarılmaz” diyor. Münferit gibi gelebilir ancak iki örnek de ekonomik krize ve onun yol açtığı “hukuki kırılganlığa” işaret ediyor

e-fatura’nın bir maliyeti var

30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile, 1/1/2020 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların, vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından vergiler dahil toplam tutarı 5 Bin TL’yi aşması halinde, söz konusu faturaların, “e-Arşiv Fatura” olarak, Gelir İdaresi Başkanlığınca (GİB) sunulan e-Belge düzenleme portali üzerinden düzenlenmesi zorunlu hale getirilmiştir. Tüm bunlar görünüşte dijital ortamda fatura düzenlemekle sınırlı gözüküyor. Hatta fatura, irsaliye kullanma maliyetiyükü azalmış gözüküyor.

Binlerce ağaç da belki kurtarılmış oluyor. Ancak yeni uygulamada maliyetsiz değil. Çünkü e-fatura, e-arşiv fatura, e-defter için ayrı ayrı programlar gerekli. En az iki ara program gerekiyor. Kurulumu, elektronik mühür, lisans vs. derken Maliyeti nereden baksanız 10 bin TL’yi aşıyor. Mevcut ekonomik kriz ortamında küçük işletmeleri en çok da bu düşündürüyor. Ara programların da GİB ile anlaşmalı satıcılarından alınması gerekiyor…

Hüseyin Deniz

Hüseyin Deniz


Etiketler :