MA olmasaydı bilmeyecektik

20 Eyl 2021

Mezopotamya Ajansı (MA), 4 yaşına bastı. Özgür basının mihenk taşlarından olan MA, 4. yılını gazeteci, aydın, siyasetçi ve insan hakları savunucularının yazılarıyla kutladı

Mezopotamya Ajansı (MA), 4 yaşına bastı. Özgür basının mihenk taşlarından olan MA, 4. yılını gazeteci, aydın, siyasetçi ve insan hakları savunucularının yazılarıyla kutladı. “MA olmasaydı bunları bilmeyecektik” diyen gazeteci ve aydınlar, MA’nın imza attığı önemli haberleri hatırlatırken, bu haberlerin nasıl bir bedel verilerek kamuoyuna duyurulduğuna dikkat çekti.  

MA ‘Ötekilerin’ sesi oldu

 Eren Keskin*

Mezopotamya Ajansı, kuruluşuyla hepimize heyecan veren, coğrafyada yaşayan tüm “Ötekilerin” sesini duyurmayı amaçlayan bir haber alanı açmayı başardı. Resmi ideolojinin kodlarını temel almayan, ezilenden yana olan haber anlayışıyla farkını ortaya koyan bir ajans oldu. Coğrafyanın temel sorunları, Kürt ve Kürdistan meselesi, 1915 soykırımı, 1938, askeri darbeler, kadın kurtuluş mücadelesi, LGBTİ+ mücadele, işçi ve emekçilerin sorunları, üniversite direnişleri...

Mezopotamya Ajansı bütün bu alan ve konularda “doğru haberi” amaçladı. Bu nedenle çok baskı gördü ve görmeye devam ediyor. İtaat etmeden, vazgeçmeden bir basın onur mücadelesi veriyor.

* İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı

 

Siz olmasaydınız bilmeyecektik

ayşe düzkan*

medyanın en önemli damarı haberciliktir. bu açıdan bakınca, kendisine özgür basın adını veren gelenek içinde haber ajanslarının çok önemli bir yer tuttuğunu görebiliriz. mezopotamya ajansı, kamusal bir sorumluluk olan halkın haber alma hakkını, her türden baskıya rağmen 4 yıldır yerine getiriyor. onlar olmasaydı birçok şeyden haberimiz olmayacaktı, van’da 2 kişinin helikopterden atıldığını, bir zırhlı aracın miraç miroğlu’nu ezdiğini, billur vadisi’ndeki yangını ve daha birçok haberi öğrenemeyecektik. zaman zaman kendileri de, çalışanlarının gördüğü baskı sebebiyle haber oluyor! nice yıllara.

* yazar

 

Halktan ve doğadan yana...

Önder Algedik*

Bilginin tekelleştiği, haberin kısıtlandığı bir dünyada toplum gerçekleri öğrenemedikçe kararını veremeyecek. Mezopotamya Ajansı, ülkede kısıtlı kaynaklarla özveriyle çalışan, halkı haberle buluşturan önemli adreslerden biri. Ürettiği haberle bu boşluğu dolduran, görüşümüzü zenginleştirirken, büyük emek sarf ettiğini, büyük bir özveriyle bunları başardığını görebiliyoruz. Mezopotamya Ajansı’nın 4. yaşını kutluyorum ve halktan, doğadan yana haberlerini çoğalması ve sürdürmesi en büyük arzum. Nice yıllara...

* Enerji ve İklim Uzmanı

 

‘Siz bunların haberini mi yapıyorsunuz?’

Fatih Polat*

Bizim kuşakların tanıklık ettiği dönemde Kürt gazeteciler üzerindeki baskıların hafiflediği dönemler sınırlıdır. Devletin Kürt politikasının kısa aralıklar hariç “terörle mücadele” denklemi içinde sürmesi Kürt gazeteciler üzerindeki baskı sistematiğinin zeminini oluşturuyor. Kürt gazeteciler ve bugün MA ile devam eden 20 yıllık ajans pratiği söz konusu olduğunda bu baskıları atlayarak söz söylemek mümkün değil. Ancak sözü burada bırakmak da bu baskılar karşısında gazetecilikte ısrar etmeye devam eden Kürt meslektaşlarımıza karşı ciddi bir haksızlık olur.

DİHA’nın deneyimli isimlerinden Abdurrahman Gök’ün 2017 yılında Diyarbakır Newrozu’nda 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un polis kurşunuyla can verdiği anı belgeleyen kareleri olmasaydı, Diyarbakır Valiliği’nin olayın hemen ardından yaptığı açıklama gerçekmiş gibi muamele görebilecekti.

Cemil Uğur’un Van’da “helikopterden atılan köylüler” haberi, Ahmet Kanbal’ın kayyumların yolsuzluklarına dair risk alarak ısrarlı bir fikri takip ile sürdürdüğü haberler, 20 yıllık ajans deneyimi sürecinde meslektaşlarımızın imza attıkları önemli işlerden sadece birkaçı. DİHA, MA muhabirlerinin ülkenin gündemine soktuğu haberlere dair bir tarama yapılsa eminim epey uzun bir liste çıkar...

Apê Musa’nın torunlarının, Kürt sorununa dair gerçekler başta olmak üzere, halının altını süpürülmek istenen bir sürü meseleyi görünür kılmak konusundaki cesaretini ve ısrarını selamlıyorum.

* Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

 

Herkesin değerini teslim etmeye mecbur olduğu gelenek

Ali Duran Topuz*

Mezopotamya Ajansı, dört yıl önce kuruldu, yani 15 Temmuz darbe girişimi savuşturulduktan sonra oluşan olağanüstü hal koşulları altında. Biz gazeteciler bugün Mezopotamya Ajansı’nı iki nedenle yakından takip ediyoruz: Birincisi, eskiden de olduğu gibi Kürt illerinde olan bitenleri daha yakından takip etmek için. İkincisi, bu yakın takibi başardıkları ölçüde çalışanlarının polisiye ve adli hedef haline gelmesiyle. Tek bir örnek her şeyi açıklamaya yeter de artar bile: İki köylünün ağır işkence görmesini, yani ünlü “helikopterden insan atma” vakasını Mezopotamya Ajansı’ndan öğrendik ve kullandık. Hemen devamında ajansın bu haberi yapmasının “ödülü” olarak çalışanlarının gözaltına alınmasını ve tutuklanmasını haber olarak öğrendik. Söz konusu gelenek, iyi gazetecilik için ağır bedel ödemeye hazır olunması gerektiğini 30 yıldır tecrübe eden bir gelenek; bugün yeni medya kuruluşu için çalışan herkesin artık değerini teslim etmeye mecbur olduğu gelenek... Ajansın kuruluşuna emeği geçen herkesi tebrik ediyor, gazeteciliğe katkılar nedeniyle teşekkürü borç biliyorum.

*Gazeteduvar Genel Yayın Yönetmeni

HABER MERKEZİ


Etiketler : Mezopotamya Ajansı,