Mitolojik bir ada: Giresun Adası

24 Tem 2021

Giresun Adası hem mitolojik hem tarihi hem de doğal yapısıyla eşsiz bir güzellik sunuyor. Osmanlı ce Cumhuriyet döneminde hiç kullanılmayan ada şimdilerde bakım ve restorasyona ihtiyaç duyuyor

Giresun Adası, Karadeniz’de bulunan ve Türkiye’ye bağlı insan yaşamının mümkün olduğu tek adadır. Giresun merkezinden kıyıda 1.6 kilometre açıkta bulanan adanın tarihi milattan önce 3’üncü yüzyıla kadar dayanır. 2’nci derece arkeolojik sit alanı olan adada yapılan kazılarda savaş tanrısı Ares adına yapılmış bir tapınağın kalıntıları bulundu. Cenevizliler, Venedikliler, Bizans ve Pontos dönemlerinde de yerleşim yeri olarak kullanılan ada, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde ise hiç kullanılmadı.  

Martı ve karabatakların doğal üreme alanı olan bölge göçmen kuşların da duraklarından birisi. Doğal ve tarihi yapısıyla eşsiz bir güzellik sunan ada yıl içerisinde binlerce yerli ve yabancı turistin uğrak noktası konumunda. 

Mitolojik geçmişi

Adanın Yunan mitolojisinde önemli bir yeri var. Efsaneye göre ada kentin güneydoğusunda yer alan Gedikkaya'dan kopan bir parçanın denize yerleşmesiyle oluşmuştur. Yunan mitolojisinde geçen Altın Post, peşindeki Arganoutlar’ın postu aramak için adaya geldiği biliniyor. Yine tarihte kadın topluluğu olarak bilinen Amazonların da adada yaşadığına inanılır. Savaşçı kadın topluluğu olan bu grup adada kendilerine anaerkil bir düzen kurdukları ifade ediliyor. Adanın güneyinde bulunan Hamza Taşı ise tanrıça Kybele'yi temsil eder. Kutsal olduğuna inanılan taş 4 bin yıllık geçmişi ile dini inançlar gereği yaşlılar için umut veren ve mistik güç kaynağı olan dilek taşıdır. Taş aynı zamanda bölgede “Mayıs Yedisi” olarak bilinen bahar bayramının da önemli bir ritüeli. 

Bizans ve roma eserleri

Özellikle Roma ve Bizans dönemine ait çok sayıda yapının bulunduğu adada Sinop Piskoposu Agias Phokas'ın manastırının yanı sıra sur kalıntıları, kuleler, manastır (iç kale) ve bazı yapı temelleri bulunuyor. Bizans ve Pontos dönemlerinde dini bir merkez olarak kullanılan adada 2011 yılında başlayan arkeolojik kazılarda çok sayıda din adamının mezarı ortaya çıkarıldı. 4 yıl önce durdurulan kazı çalışmaları Eylül ayında tekrar başlayacak. 

Bakım ve restorasyon yok

Ada gerek mitolojik gerek tarihi gerekse doğal yapısı ile büyük bir ilgi görüyor. Buna rağmen adanın bakımsızlığı ve düzensizliği dikkati çekiyor. Yerli ve yabancı yüzlerce turistin uğradığı ada, çevre düzenlemesi açısından ise sınıfta kalıyor. Ada içerisinde ağaçların kesilip gelişi güzel etrafa atılmış halde. Bunun yanı sıra kazılarla ortaya çıkarılan eserlerin de korunmadığı ve restore edilmediği görülüyor. Kilise kalıntısının içerisinde ve adanın birçok noktası ise çöp içinde. 

MA / Tolga Güney


Etiketler : giresun adası,