Ortak yaşam için ırkçılığa geçit yok

02 Ağu 2021

Binlerce insanın katılımıyla birçok ilde gerçekleştirilen eylemlerde Konya’da gerçekleştirilen ırkçı katliam protesto edildi

Konya’nın Meram ilçesinde Dedeoğulları ailesine yönelik yapılan ırkçı saldırı sonucunda 7 kişinin katledilmesi çok sayıda ilde yapılan açıklamalar ile protesto edildi. “ortak yaşam için ırkçılığa geçit yok” denilen açıklamalarda ırkçılığa karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Urfa İl Örgütünün Ahmet Bahçıvan İş Merkezi’nde yaptığı açıklamaya HDP Urfa milletvekilleri Ayşe Sürücü, Ömer Öcalan, Urfa Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri, kente bulunan demokratik kitle örgütü temsilcileri ve onlarca yurttaş katıldı. Açıklamada konuşan HDP’li Öcalan, “Bu ülkede insanlar Kürt olduğu için neden öldürülüyor? Bu ülkede mahkeme, kanun yok mu? Bizim anladığımız Kürtler için yasa, mahkeme yok. İki önce Konya’da yapılan katliamın sanıkları hala tutuklanmış değil. Türkiye’deki bazı siyasetçileri bu katliamın önünü açıyorlar. Her gün sabahtan akşama kadar medya eliyle Kürtler hedef gösteriliyor. Bu katliamları vicdanı olan insan kabul eder mi? Kürtler alternatifsiz değil. Kürtler örgütlü bir halk, birliklerini konuşuyorlar. Bizim örf adet, kültür ve dilimiz var ve sonuna kadar onları savunacağız. Adalet Bakanı ‘husumet’ diyerek gerçeği çarpıtıyor. Kirli bir siyaset yürütülüyor” şeklinde konuştu.

Sorumluları yargı önüne çıkaracağız

HDP Antep İl Örgütü’nün İl binası önünde yaptığı açıklamaya da DBP, İHD Antep Şubesi, KKP, 78’ler Derneği, SYKP Emek Partisi, Yeşiller Sol Partisi ve çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklamada konuşan HDP Antep İl Eşbaşkanı Songül Koçdağ, “7 canımız bu iki kirli ittifakın Kürt halkına, Kürt halkının iradesine olan düşmanvari politikaları sayesinde yitirildi. Biz Kürtler için Roboskiler, Enfaller, Zilanlar hiçbir zaman bitmedi. Bu barbar saldırıyı, bu saldırının ardındakileri en güçlü şekilde lanetliyor, Kürt halkına ve katliama maruz kalmış tüm aile fertlerine baş sağlığı diliyor. Bu barbarca saldırın ardındaki her bir ahlaksızı yargı önüne çıkaracağımızın sözünü veriyoruz” şeklinde konuştu.

‘Suç işleri bakanı’

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri Platformunun Attalos Meydanı’nda gerçekleştirdiği açıklamada konuşan HDP milletvekili Kemal Bülbül, “Konya’da yaşanan katliamda suç işleri bakanı Süleyman Soylu’nun, Konya Valisinin ve Konya Emniyet Müdürünün taraf olduğu, içinde olduğu ve direk yargılanması gereken kişilerdir. Siyasi mumya Devlet Bahçeli her gün her dakika HDP’ye hakaret ediyor. HDP’ye saldıranlar, binalarımızı yakanlar ve kurşun sıkanlara doktorlar diyor ki; ‘bunların psikolojik sorunu var. Evet biliyoruz. Hükümette hepinizin psikolojik sorunu var. Hükümeti yöneten cumhurbaşkanından bakanlara kadar hepinizin psikolojik sorunu var. Psikolojik sorun olmazsa yangın yerine gelip evi yanana çay atılır mı?” diyerek tepki gösterdi. Ortak yaşamdan yana olduklarını kaydeden Bülbül, “Türkler, Kürtler, Aleviler, Türkmenler hepimiz buradayız. Biz Türkiye’nin resmiyiz ve ortak yaşamı savunuyoruz. Türkiye’de eşit yaşamı, birlikte yaşamı, radikal demokrasiyi ve demokratik ulusu savunuyoruz” dedi.

Ayrıca İstanbul’un Esenyurt, Şırnak’ın Cizre, Mardin’in Nusaybin ve Diyarbakır’ın Bismil ilçeleri başta olmak üzere birçok ilçede de kitlesel katılımlı basın açıklamaları ve eylemler oldu.

‘Irkçı faşist saldırıyı kınıyoruz’

Konya’nın Meram ilçesinde Kürt aileye yapılan ırkçı saldırı sonucu 7 kişinin katledilmesine ilişkin Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) 46’ıncı Olağan Genel Kurulu Delegeleri, yaptığı yazılı açıklamada “Kürt aileyi hedef alan ırkçı ve faşist saldırıyı kınıyoruz” dedi. Son dönemlerde Kürt kimliğine yönelik artan saldırılara dikkat çekilen açıklamada, yaşanan saldırıların münferit olaylar olmadığı aksine siyasal politikaların ürünü olduğu belirtildi. Kutuplaştırıcı dilin ırkçı saldırılara zemin hazırladığı ve saldırıların telafisi olmayan olaylara neden olduğu kaydedilen açıklamada, “Ayrımcılığa ve şiddete maruz kalan kesimlerin korunması konusunda kolluk kuvvetlerinin yetersizliği ve yargı süreçlerindeki cezasızlık, saldırganları cesaretlendirmektedir” diye belirtildi.

Saldırı planlı ve organize

Katledilen Dedeoğulları ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut, sanık Mehmet Altun’un 4 gündür bulunmamasının, katliamın planlı, organize ve tek kişi tarafından yapılmadığının göstergesi olduğunu söyledi. “Katil ve yahut katille işbirliği yapan kişiler, bu organizasyonu yapmışlar” diyen Karabulut, “Katliamın ardından nasıl kaçacaklarını, HTS kayıtlarından ve telefon sinyallerinden nasıl kurtulacaklarının planını yapmışlar ve birileri ustaca bunu yönlendirmiş” dedi.

Profesyonel saldırı

Başsavcının failin geçmişine, herhangi bir silah eğitimi alıp almadığına dair bir bilgi paylaşımından kaçındığını sözlerine ekleyen Karabulut, “Otopsi raporunu incelediğimizde, 7 müvekkilimizde vücutlarına isabet eden 20 tane kurşun tespit ettik. Bundan isabet etmeyenler yok. Kimisine 5, kimisine 4 kurşun isabet eden var. Kurşunların birçoğu da kafalarına isabet etmiş. Çok profesyonel bir saldırı olduğu net” ifadelerini kullandı.

Avukata tehdit

Kendisinin de tehdit edildiğini dile getiren Karabulut, “Cenazenin defnedildiği gün, ofisim ismini vermeyen biri tarafından aranarak, hakaretler ve tehditler yapılmış. Asla hiçbir şekilde geri adım atmayacağız” dedi.

Etkisiz kılamayacaksınız

Gazeteci meslek örgütleri, Konya'da Kürt aileye yönelik ırkçı katliamı protesto etmek amacıyla gerçekleştirilen eylem ve etkinliklere yönelik polis müdahalelerinde gazetecilerin darp edilmesi ve JinNews muhabirlerinin polis olduklarını söyleyen kişiler tarafından alıkonularak tehdit ve ajanlık dayatmasına maruz kalmasında ilişkin İHD Diyarbakır Şubesi binasında basın toplantısı düzenledi. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), DİSK Basın-İş ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır Temsilciliği üyelerinin katıldığı toplantıda, ortak açıklamayı MKGP Sözcüsü Ayşe Güney okudu.

İşkence sistemine dönüştü

“Mevcut iktidarın gazetecilere dönük uygulamaları, artık bir işkence sistemine dönüşmektedir. Gözaltılar, tutuklamalar, açılan soruşturma ve davalar, mesnetsiz yargılamalar hızından hiçbir şey kaybetmiyor. Bununla birlikte bir süre önce Suruç Katliamı anmalarına yönelik, son olarak da Konya’da Kürt yurttaşların katledilişini protesto gösterilerinde, gazeteciler yine kolluk güçlerinin şiddetine maruz kaldılar. İstanbul’da ırkçı/faşist bir güruhun saldırısına maruz kalan gazeteciler Enes Sezgin, Taylan Öztaş, Derya Saadet, Ceylan Bulut, Rojin Altay ve Hayri Tunç darp edildi, görevlerini yapmaları engellendi. Üstüne üstlük 2 gazeteci arkadaşımız saldırıya maruz kalmalarına rağmen polis tarafından gözaltına alındı. Gazeteciler Enes Sezgin ve Taylan Öztaş, gözaltına alındıkları sırada da bu kez polisin şiddetine maruz kaldı. Ayrıca Diyarbakır ve Van’da da gazeteciler polisin saldırısı ve engellemeleriyle karşılaştı. Sahada haber takibi sırasında engellenen ve şiddete maruz kalan meslektaşlarımıza dönük bu uygulamalar aslında gazetecilerin nasıl etkisiz kılınmak istendiğinin açık kanıtıdır” denilerek bu baskıların kabul edilemez olduğu ve bunu açık bir şekilde haber alma özgürlüğünün engellenmesi olduğu vurgulandı.

Açıklamanın ardından konuşan basın meslek örgütleri temsilcileri de haber alma hakkının engellenmesini kabul etmeyeceklerini ve saldırıya uğrayan gazetecilerin yanında olduklarını ifade ettiler. Bu uygulamaların sadece gazetecilere dönük olmadığını belirten kurumlar, bu saldırı ve kanun tanımazlık karşısında dayanışma çağrısı yaptı.

İslami STK’ler: Failleri bulun

Diyarbakır İslami Sivil Toplum Kuruluşları (STK), Konya'nın Meram ilçesinde Kürt aileye yönelik katliama ilişkin MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkanı avukat Mahmut Aytekin, mağdur aileye yönelik “koruma kararı” alınmasına rağmen bu olayın gerçekleşmesine tepki gösterdi. Asıl failin henüz yakalanmadığını belirten Aytekin, idari makamlar ile kolluk güçlerinin bu tür olaylarda gerekli önlemleri almadaki isteksizliğinin katliamlara zemin hazırladığını ifade etti. Kutuplaştırıcı dilden vazgeçilmesi gerektiğini belirten Aytekin, “Herkesi bir arada yaşama kültürünü güçlendiren, toplumsal barışı sağlamaya yönelik insani dil ve ortamın geliştirilmesi için çaba sarf etmeye çağırıyoruz” diye konuştu.

‘Saf değiştirenlerden değiliz’

Dedeoğulları ailesinin taziye evinde HDP Van Milletvekili Sezai Temelli hakkında "provokasyon yaratıyor" diyen Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan'a aile yakınları şöyle tepki gösterdi: "Siz biraz önce Sezai Temelli hakkında laf ettiniz, Sezai temelli burada yok. Burada kimse Sezai Temelli ile Kürt olmadı, 7 sülalemiz Kürt. Biz Kürdüz. Saf değiştirenlerden değiliz, laflarınıza dikkat edin. Burası taziye çadırı, siyaset yeri değil."


Etiketler : Konya Meram ırkçı saldırı, konyada kürt aileyi katlettiler,