Ramazana aç girdik

14 Nis 2021

Oruç ayına ekonomik krizin gölgesinde girdik. Yurttaşa, esnafa sorduk; aynı yanıtı aldık

Bolluk ve bereket ayı olarak tanımlanan ramazan ayına milyonlar aç giriyor. Hükümetin izlediği politikalar sonucu ekonomik kriz derinleşirken, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile birlikte yoksul daha da yoksullaştı. On binlerce yurttaş işsiz kalarak geçim sıkıntısı yaşıyor, çoğu kirasını, faturasını bile ödeyemez duruma geldi, hatta bir ekmeğe muhtaç hale getirildi. Gıda fiyatlarına yapılan zamlar ise yaşadıkları zorlukları katladı. Yurttaşlar ne yiyeceğini kara kara düşünüyor. Biz de Yeni Yaşam gazetesi olarak, yurttaşların nabzını tuttuk. Görüştüğümüz yurttaşlar ve esnaflar ramazan ayının kendilerini daha da kaygılandırdığını söylüyor.

‘Aylardır iş arıyorum’

Ramazan öncesi gittiğimiz Zeytinburnu Sümer Pazarı’nda görüştüğümüz ve ismini vermek istemeyen 58 yaşındaki erkek yurttaş, “Uzun bir süredir işsizim. Kaç aydır iş arıyorum ama iş bulamıyorum. Toplumun çoğu salgınla birlikte işsiz kaldı. Çoğumuz kara kara düşünüyoruz. Cebimize kaç aydır maaş girmiyor. Kiramı, faturalarımı ödemekte zorluk çekiyorum. İşsiz olduğum için yiyecek alamıyorum. Ramazana aç gireceğiz. Ramazan ayını nasıl geçiririz bilemiyorum. Eve elimiz boş dönüyoruz” diyor.

‘Zorlanacağız’

Yine ismini vermek istemeyen bir kadın yurttaş ise şöyle dert yanıyor: “Ekonomik krizden kaynaklı olarak her istediğimiz şeyi satın alamıyoruz. Gücümüzün yettiği ölçüde gıda satın alabiliyorum. Ramazan ayında zorlanacağız.”

‘Eli boş dönüyoruz’

Pazarcı Yiğit Ekici de yurttaşların alım gücünün olmadığına dikkat çekiyor. Ekonomik krizin pazarı etkilediğini ve ürünleri satmakta zorluk yaşadıklarını kaydeden Ekici, “Geçinmek çok zorlaştı. Sebzeleri ucuza satmama rağmen almayanlar var. 1.5 TL’ye sattığımız ürünleri bile almayan insanlar var. Kılı kılına kurtarıyoruz. Bazen zarar ettiğimiz oluyor. İnsanlar tezgahtan eli boş dönüyor. Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı şimdi midesinde. Kolunu kaptırmadan alabiliyorlarsa ne mutlu onlara” diye vurguluyor.

Türkiye uçurumda

Kağıthane’de 21 yıldır bakkal işleten 57 yaşındaki Veli Soylu, gıda fiyatlarına gelen zamları hatırlatarak, insanların temel gıdaları alamadıklarını söylüyor. Çok sayıda yurttaşın ramazan ayında ürün alamayacak durumda olduğunu kaydeden esnaf Soylu, sözlerine şöyle devam ediyor: “Türkiye’yi uçuruma götürdüler. Yaşım 57 çok iyi hatırlıyorum ramazan ayı geldiği zaman yoğurt, pide, yumurta daha ucuza satılırdı. Şimdi ise tam tersi her şey daha çok pahalandı. Bir teneke yağı eskiden 22 TL’ye alırdık şimdi 77.5 TL’ye alıyoruz. Pirincin kilosunu 5 TL’den alırken şimdi 14 TL’ye satın alıyoruz. Ekonomik kriz paramızın değerini sıfıra düşürdü. Dolar, euro aldı başını gitti.”

İnsanlar aç

21 yıldır aynı yerde esnaf olduğuna dikkat çeken Soylu, “Mahallenin durumunu çok iyi biliyorum. Mahallemizde aç kalan insanlar var. İnsanların alım gücü yok. Gelip bir şey satın almak istediklerinde satın alamıyorlar. Yaklaşık 30 milyar veresiye borcu var. İnsanlar borcunu ödeyemiyor. İnsanlar maaş alamıyor. Veresiyeler krizin derinleşmesi ve salgınla birlikte daha da arttı. İnsanlar ramazana aç giriyor” diyor.

Halkı dilenci yaptılar!

İktidarın halkı yoksullaştırdığını dile getiren Soylu, şöyle devam ediyor: “İktidar her zaman kendi üyelerine, belediyelerine yardım ediyor. AKP belediyeleri mahallelerde yoksullara bir parça ekmek, süt dağıtıyor. CHP’li belediyeler de aynı şekilde yapıyor, bunlar düzen partileridir. Bu partiler artık halkı dilenciliğe tabi tutmuşlar. Düzen partileri kendi sandalyesini, kendi koltuğunu korumak için bu tür şeyleri yapıyor. Halka bir bütçe ayrılmıyor. Ortalık toz duman. Biz de çok yüksek vergiler ödüyoruz, mağduruz. Esnaf kan ağlıyor. Yara gün geçtikçe daha da büyüyor. Çok zor durumdayız. Eğer kendi yerim olmasa kilit vururum.”

Fiyatlar katlandı

Halkalı’da ismini vermek istemeyen lokanta işleten esnaf, ramazan ayında krizden kaynaklı olarak dükkan kapatacağını belirtiyor ve ekliyor: “Ürün alamıyoruz ki satalım. Dükkanı 6 ay önce açtık. O zaman tavuk kanatın kilosunu 15 TL’ye alıyorduk şu an 34 TL’ye alıyoruz. Günde bir iki porsiyon kanat ancak satabiliyorum. Kıymanın kilosunu 48 TL’ye alıyorduk şu an 66 TL’ye satın alıyoruz. Bu farkı fiyatlarımıza yansıtamıyoruz. Yansıtmamamıza rağmen yurttaşların parası yok. Bugün bir tane ekmek arası köfte ekmek sattım. Buranın gideri günlük ortalama olarak satış yapmasam bile 150-200 TL gideri var. 3 ay oldu günlük 300 TL’yi bulamadık. Günde ancak 100-150 TL ancak kazanıyorum. En fazla kazancımın olduğu gün 250 TL.”

‘Eve ekmek götüremiyoruz’

Faturalarını bile ödemekte zorlandıklarını söyleyen aynı esnaf, “Bırakın elektrik, su faturasını alacağımız malzeme parasına yetmiyor. Ramazan bizi tamamen bitirecek. Yasaklar da gelecek galiba. Muhtemelen dükkanı kapatacağız. Evimize ekmek götüremiyoruz. Esnaf olmamıza rağmen eşlerimiz, çocuklarımız gece tekstil işlerine gidiyor. Salgında esnaflara verilen yardımdan bana 300 TL kira yardımı yaptılar. Bu 300 TL neyi karşılayabilir ancak elektrik ya da su faturasını karşılar. 250 TL elektrik faturası geliyor. Faturalarımıza bile yetmiyor” diyor.

‘Bütçe zengine gidiyor’

Zamlara dikkat çeken esnaf da AKP’nin bütçeyi zenginlere ayırdığını vurgulayarak, “AKP, bütçeyi boş yerlere harcıyor. Başka ülkelere maske, aşı, ilaç yardımı yaptık diyorlar. Daha kendi yurttaşına aşı yapılmamış. Hava atmaya gerek yok. Önce kendi halkını düşüneceksin. Halk gerçekten muhtaç halde. Sabah gelin buraya çöp konteynerlerinin orada kaç tane kadın, kaç tane yaşlı adam o çöp konteyneri içinde marketlerin attığı meyveleri, sebzeleri topluyor gelin kendi gözlerinizle görün. Kriz bizi vurdu. Kasamız boş. Kesinlikle ramazan ayına aç gireceğiz. Alım gücü düştü. İnsanlar bir şey alamıyor. Bir kilo biber 18 TL, bir litre yağ 17 TL, domates 8 TL, bir kıvırcık 4 TL. Bunları insanlar nasıl alsın! Satamayınca ben neyle geçineceğim. Devletin parası var. Devlet zengine yardım ediyor. Kaç trilyonluk şirketlerin vergi borçlarını siliyor. Zenginlerden vergileri alıp fakir fukaraya versin. Zengini affedip fakirleri öldürüyor. Bu zamana kadar AKP’ye oy verdim artık oy vermeyeceğim” diye belirtiyor.

Millette para yok

Halkalı’da esnaflık yapan Necati Dağkuşu ise “Ramazanda bizim işlerimiz yarıdan yarıya düşüyor. Diyelim ki normal günlerde 30 kilo ürün satıyorsak ramazan ayında 10 kiloya iniyor. Ramazan ayında pek ahım şahım iş olmaz. Para yok millette. İnsanlar zar zor geçiniyor. Kira, fatura ödemekte başa baş gidiyoruz. Kâr etmiyoruz. Ancak günü kurtarıyoruz. Salgınla birlikte yüzde 70 kazancımız düştü. 2 ay kirayı, faturayı, işçilerin maaşlarını ödeyemedik. Nasıl olacak biz de bilmiyoruz. Ramazan hem bizi hem de yurttaşları zorlayacak” diyor.

 


Etiketler : ekonomik kriz, Ramazan,