‘Sömürge’ siyaseti uygulanıyor

19 Nis 2021

Lice’de yaşanan doğa katliamına karşı birlikte hareket etme çağrısında bulunan ekolojistler, Kürt illerinde kaynakların kurutulduğuna dikkat çekerek, ‘Türkiye, Kürt halkına sömürgeci vali olarak davranıyor’ diye belirtiyor

   Kadir Güney/İstanbul-MA

Bölge kentlerinde askeri operasyonla birlikte ağaç kıyımları da devam devam ediyor. Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Dibek (Dêrxus), Arıklı (Huseynik) ve Karahasan mahalleleri ve bazı mezralarda 13 Mayıs’ta havadan ve karadan başlatılan askeri operasyon sırasında köylüler çeşitli işkencelere maruz kaldı. Askerler, çocukları zorla soyarak omuzlarında sırt çantası izi olup olmadığına baktığı belirtilirken, birçok köylünün alı konulduğu söyleniyor. Edinilen bilgilere göre sabah erken saatlerinde askerlerin araçlarla bölgeden çekildiği belirtilirken, birçok mezralarda ağaç kesimi başlatıldığı öğrenildi. Ağaç kesimi sırasında bazı askerler, köylülere “Gelin kesilen ağaçlarınızı götürün” dediği aktarıldı.

Kürt illeri kurutuldu

Ekolojistler, Lice’de ağaç kıyımının derhal durdurulması çağrısı yaptı. Bölgede ormanlık alanların tahribatının güvenlik ile gerekçelendirilerek rutin bir hal aldığını ifade eden ekolojist Cemil Aksu, ormanlık alanların yok edilerek, yerine kalekol inşa edildiğini söyledi. Geçtiğimiz aylarda yayınlanan kuraklık haritasına dikkat çeken Aksu, “Özellikle Kürt illerinde kuraklık alarm verecek düzeyde. Bu verilere baktığımızda, bırakın bir ağaç kesmeyi, tüm yurt çapında ağaçlandırma çalışması yapmamız gerekiyor” diye belirtti.

‘Sömürge siyaseti’

Tırmandırılan savaş politikalarının ülkeye bir katkısının olmadığını, bilakis ülkenin kaynaklarının savaşa aktarıldığını dile getiren Aksu, “Kürt sorununda savaş politikalarıyla cevap verilmesi hem ciddi bir demokrasi katliamına hem de orman katliamına neden oluyor. Yaratılan bu savaş ortamında en fazla kar elde edenler, savaş baronları, maden şirketleri oldu. Kürdistan’da ve Türkiye’de birçok yerde her iki tekel, bütün işlerini dörtnala gerçekleştiriyor” diye konuştu. Kürt coğrafyasında yaşanan doğa katliamlarının görülmediğini ifade eden Aksu, bunun nedenlerini şöyle açıkladı: “İktidar, Kürt sorunuyla ilgili her şeyi terörize edip görünmez kılmaya çalışıyor. Özellikle maden şirketlerinin kırsal alanda yaptığı faaliyetleri gözlemleyemiyorsunuz. Dolayısıyla bunu kamuoyuyla da paylaşamıyorsunuz. Bunları görmek gerekiyor. Türkiye, Kürt halkına sömürgeci vali olarak davranıyor. Kürdistan’da sömürgecilik siyaseti uyguluyor.”

Mücadele şart

Kürt illeriyle ilgili her türlü sorunun Türk kamuoyuna ulaştırılmasının engellendiğini söyleyen Aksu, “Zaten rejimin krize girdiği temel sorun da düğüm noktası da Kürdistan’daki uygulamalar. Oradaki uygulamaların Türkiye tarafından bilinmesini engellemek için daha fazla tedbir alıyorlar. Buna rağmen çevre hareketleri Kürdistan’daki doğa katliamlarını takip etmeye, elinden geldiğince ses vermeye çalışıyor. Bunun yeterli olmadığını da biliyoruz. Evet, orası ayrı bir ülke ve o ülkeye ulaşmak, el atmak hakikaten çok zor. Bunun için daha büyük mücadeleler gerekiyor” şeklinde konuştu.

İnsansızlaştırma politikası

Gerekçesi ne olursa olsun, başta doğayı savunan kişilerin Lice’deki kıyıma karşı çıkması gerektiğini kaydeden Kazdağları İstanbul Dayanışması Sözcüsü Melis Tantan ise, “Lice özelinde ise zaten insanlara karşı bir güvenlik politikası varken, bu politikanın doğayı da hedef alması çok üzücü. Zaten insansızlaştırılan bir yer, aynı zamanda doğasızlaştırılıyor. Bölgeye yönelik bu politikaların sonu gelmelidir. Barışın insanları kurtaracağı gibi, doğayı da kurtaracağı gerçeği önümüzde duruyor. Bunun çok acil bir talep olarak dillendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Ekolojistlere çağrı

Lice’de yaşanan bir önceki orman yangının günlerce sürdüğünü hatırlatan Kazdağları İstanbul Dayanışması Sözcüsü Melis Tantan, “Bölgede bu yangınların Kürt sorunu ile bağdaştırılması, memleketteki tüm önyargıları besliyor. Fakat ne olursa olsun, biz yaşamdan yanayız. Dolayısıyla yaşamdan yana olmak demek hem barıştan hem de doğanın yok olmasına karşı olmak demektir. Bölgede güvenlik politikalarının yok edilmesi ve ağaç katliamının durdurulması için tüm Türkiye yekvücut olmalı. Nasıl ki Kazdağları için bunu yapabiliyorsak, Lice için de yapmalıyız. İkisi arasında fark yok. Lice için de sesimizi yükseltmeliyiz” dedi.


Etiketler : Ağaç kıyımı, Ekolojistler, Lice,