Süreç şeffaf yürütülmeli

03 Ağu 2021

ÖHD Meram’daki ırkçı katliama ilişkin hazırladığı raporunda, sürecin şeffaf yürütülmesi ve yargının cezasızlık politikasına son vermesi gerektiği tespiti yapıldı

ÖHD Ankara Şubesi, Meram’da ırkçı saiklerle Dedeoğulları ailesinin katledilmesi ardından Konya’da yaptıkları incelemeye ilişkin hazırladıkları raporu açıkladı. Raporda, “Hükümet yetkilileri soruşturmanın etkili, şeffaf ve bağımsız yürütülmesi için yargı sürecine dahil olmamalı, süreci etkileyecek beyanatlarda bulunmamalı” denildi.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi, Konya’nın Meram ilçesinde Dedeoğulları ailesinin katledilmesi ve sonrası sürece ilişkin hazırladığı raporu açıkladı. Yazılı yapılan açıklamada, 7 kişilik ailenin ırkçı saldırı sonucu katledilmesinin ardından aile yakınları, aile avukatı, soruşturma sürecini yürüten savcılık makamı ve emniyet mensupları ile yapılan görüşmeler ve gözlemler, daha önceki saldırılara ilişkin devam eden soruşturma dosyasından edinilen bilgiler sonucunda rapor hazırlandığı belirtildi.

10 yıldır süren saldırganlık

Dedeoğulları ailesinin 15 yıldır komşuları olan Keleş ve Çalık ailesi tarafından sistematik olarak ırkçı saldırılara maruz kaldığının beyan edildiği vurgulanan açıklamada, aile beyanına göre ilk saldırının 10 yıl önce silah sıkma suretiyle gerçekleştirildiği belirtildi. Dedeoğulları’nın 12 Mayıs’ta uğradığı saldırıya da yer verilen raporda, saldırıyı yapan grubun öldürmek kastıyla saldırdığı ve saldırırken, “…Biz ülkücüyüz. Siz Kürtleri buradan çıkaracağız” dediği belirtildi. Olayda yaralanan Yaşar Dedeoğulları’nın ifadesinde aralarındaki husumetin 10 yıldır sürdüğünü ve bu husumetin Kürt olmalarından kaynaklandığını belirttiği hatırlatılarak, Dedeoğulları’nın olaya ilişkin aldıkları sağlık raporları ayrıntılarıyla paylaşıldı.

Yaşanan olaydan sonraki hukuki sürece ayrıntılarıyla yer verilen raporda, saldırganlardan yalnızca altısının tutuklandığı ve kısa bir süre sonra 4’ünün bırakıldığı bilgisi paylaşıldı. Dedeoğulları ailesi saldırıya uğramasına rağmen koruma kararının saldırganlar için verildiğinin altı çizilen açıklamada, saldırganların sürekli sözlü hakaret ve tehditlerde bulunduğu belirtildi.

Kameralardan biri çözüldü

ÖHD heyetinin keyfi bir şekilde olay yeri incelemeye dahil edilmediğinin ifade edildiği raporda, savcılıkla yapılan görüşmede soruşturmanın “insanlığa karşı suçtan” değil de “kasten öldürme” nitelemesiyle yürütüldüğünün öğrenildiğine dikkat çekildi. Olay yerini gören 3 kamera olduğu ancak bunlarda yalnızca birinin çözümünün yapıldığı belirtilen raporda, “Elde edilen kamera çözümlerine göre failin kimliğinin tespit edildiği, failin maktullerle husumet yaşayan ailelerin akrabası olduğu; ancak henüz yakalanamadığı aktarılmıştır. Delilerin henüz çözümünün yapılmadığı gerekçesiyle tarafımıza verilmemiş ancak akşam saatlerinde ana akım medya da yayınlanmıştır” denildi.

Savcılık re’sen soruşturmalı

Raporun sonuç kısmında Dedeoğulları’nın birçok kez saldırıya uğramasına rağmen etkin soruşturma yürütülmediği için bu katliamın gerçekleştirildiğine dikkat çekildi. Irkçı katliamın ardında faili yakalamak için alınan tedbirlerin yetersizliğine vurgu yapılan raporda saldırı sonrası yolların bile tutulmadığına dikkat çekildi. Raporda ırkçı saiklerle gerçekleştirilen katliamın münferit bir olay olarak değerlendirilmesini etkili soruşturma yapılmasına engel olduğu belirtildi. Irkçılığın cezasız kalmasının bu tür olayların önünü açtığı vurgulanan raporda, sürecin şeffaf yürütülerek, ırkçılığı körükleyen yayın kuruluşları ve kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılıklarının re’sen devreye girmesi gerektiği, ayrıca ırkçı söylemlerde ve eylemlerde bulunan kişilerin cezalandırılması gerektiği ifade edildi.

‘Yakalanmaması düşündürücü’

Jinnews’e konuşan ÖHD İstanbul Şube Eşbaşkanı Eylem Arzu Karaoğlu, katliamın üzerinden 3 gün geçmesine rağmen saldırganın hala yakalanmamasının düşündürücü olduğunu belirterek, iktidar yetkilileri tarafından olayın yaşandığı günden beri saldırının ırkçı bir saldırı olmadığı yönündeki beyanların doğruyu yansıtmadığını söyledi. Süleyman Soylu’nun taziyede orman yangınlarından söz etmesine değinen Karaoğlu, “Tabi ki yangın da çok can sıkıcı bir durum ancak insanların hayatını kaybettiği bir yerde başka bir yangından bahsetmek insani açıdan kabul edilemez” şeklinde konuştu. Olay günü ailenin yakınlarının eve girmesine müsaade edilmediğini hatta darp edildiklerini belirten Karaoğlu, ayrıca ambulansların gelişinin de engellendiğine dair duyum aldıklarını ifade ederek sonuna kadar bu olayın takipçisi olacaklarını söyledi.

Süreç bitti, ırkçılık arttı

Kürtlere yönelik artan ırkçı saldırıları Jinnews’e değerlendiren avukat Hatice Demir, bu tür suçlara dair bir yasal düzenleme olmadığını nefret suçları kapsamında değerlendirildiğini ve bu konuda da gerekli araştırmanın yapılmadığını söyledi. Çözüm sürecinin 2015’te iktidarın bitirdiğini hatırlatan Demir, iktidarın sonrasında kullandığı düşmanlaştırıcı dilin başta Kürtler olmak üzere tüm muhalifleri ve azınlıkları saldırıların hedefi haline getirdiğini belirtti. Irkçı saldırılara ilişkin baroların yaptığı açıklama üzerinden Yeni Şafak’ın baroları hedef alan söylemine değinen Demir, iktidarın zora ve baskıya dayanan siyasetine itiraz edebilen az sayıda STK kaldığını ve baroların da bunlardan olduğunu, bu nedenle hedef gösterildiğini söyledi.

ANKARA


Etiketler : Konya Meram ırkçı saldırı,