Talanın adı Şırnak

05 Eki 2021

Vahap Işıklı

Son Birleşmiş Milletler zirvesi, Biden’ın Yeşil Yeni Düzen’i derken ülkemizde Paris İklim Anlaşması’nın Meclis’e geleceği açıklandı. Bir taraftan bu durum umut verici iken, öte taraftan bol seçimli gündemi olan ülkede bu meselenin artık konuşuluyor olması şaşırtıyor. 

Gelecek adına umut verici bu durum çok sürmeden, evrensel gerçeklere dönüyoruz. Almanya’nın Rheinland bölgesinde Avrupa’nın en büyük kömür madeni proje alanını genişletmek adına 6 köy daha boşaltılmak isteniyor. Durum Türkiye’de de farklı değil elbette. Öyle ki ÇED raporlarına bile ihtiyaç duyulmuyor. Ki aylar öncesinde artık talanın hızlanması adına ilgili bakan “ÇED gerekli değildir’’ meselesini savunmuştu. Akdeniz Bölgesi günlerce yanarken geçen yasayla birlikte ormanların kamu yararı denilerek ve yine ÇED’e gerek duymadan yapılaşmaya açılacağı kararlaştırıldı. 

Bir gecede Şırnak’ta 22 alanda “ÇED gerekli değil’’ denilerek maden arama ilanları e-ÇED sayfasında duyurulmaya başlandı. Mezopotamya Ekoloji Hareketi meseleyi sosyal medya sayfası ile duyururken hukuki zeminde bir mücadelenin gerektiğine işaret ederek, harekete geçmeye çağırdı. Bununla beraber içeriğe dair ne çıkarılacağına bakınca, Silopi’den Uludere’ye, Beytüşşebap’a ve merkeze kadar asfaltit, çinko, kurşun, kömür çıkartılacakken, petrol kuyuları arama sondajı konulacaktır. 

Ve talanın geçmişi var, Ciner grup tarafından yıllar öncesinde Cudi Dağı etekleri ve Silopi arasında kurulan iki termik santral var. Gökyüzünde kara bulutlar, yağan kirli yağmurlar, artan kalp krizi ve kanser vakaları...

Yıllardır bölgede süren askeri operasyonlardan ötürü yanan ormanlar meselesine ek olarak artık ağaç kesimleri var. Cudi’de günde 450 ton ağaç kesiliyor, Besta’da, Namaz Dağı’nda durum aynıyken, TPAO tarafından Gabar Dağı’nda açılan bir petrol kuyusu için binlerce ağacın kesildiği ortaya çıktı.

Nuh tufanından beri çilesi bitmeyen Cudi Dağı eteklerine kurulan kömür ocakları var, kömür ocaklarının kirli suyu Dicle Nehri’nin bir kaynağı olan Nerdüş Çayı’na akmakta. Kara kömür renginde sular, tarlalara karışıyor. Köylülerin suyu kullanamaması bir yana artık üretim yapamaz durumda oldukları gerçeği var zira toprağa atılan tohum boy vermeden kurumakta. 

Özetle talanın bir diğer adı Şırnak ve halkın ne Biden’ın yeşil mutabakatından ne de yeşil dünya düzeninden haberi yok. Yanan ormanlar, ağaç kesimleri ve termik santral sonucu artan kanser ve kalp krizi vakaları açıklanan verilere yansımazken,  insansızlaştırılacak bir kent olmaya aday Şırnak.

Yılmaz Odabaşı’nın bir şiirinden alıntıyla: 

Anlasana, anlatamaz kimse yıkımını başka yıkıma

Cudi’de Napalm Datça’da ıssız koylara 

New York Şırnak’a anlatılamaz...

Vahap Işıklı

Vahap Işıklı


Etiketler : Vahap Işıklı,