İktisatçı Akman'dan Vietnam örneği: Savaşın yol açtığı kriz

06 May 2021

İktisatçı Dr. Cüneyt Akman, savaş ekonomisinin Türkiye'yi nasıl krize sürüklediğini Vietnam savaşı örneği üzerinden anlattı:Savaş masrafları, silahlar, bombalar ve mermilere giden paralar. Ben bunların Türkiye’yi krize sürükleyebileceğini söylemiştim 2018’in yazında. 

Hüseyin K. Akçadağ

İktisatçı Dr. Cüneyt Akman bir süre önce Türkiye'de az rastlanan çalışmaya imza attı. "Kahrolsun İstibdat Yaşasın Hürriyet" isimli kitabında Türkiye'nin sürdürdüğü savaşların maliyetini hesaplama işine girişti. Akman, kendisi ile yaptığımız söyleşide savaşların kaçınılmaz olarak ülkeleri felaket sürüklediğini belirterek ABD’nin Vietnam savaşından örnek veriyor. Türkiye’nin Suriye’deki savaşlarını Türkiye için bir felaket olduğunu daha felakete gelmeden önce haber vermiş. 2018’de yaşanan krizi önceden haber verdiğini aktarıyor.

İstibdat rejimleri

Kitabını Êfrîn hareketi sırasında yazdığın belirten Cüneyt Akman, şunları ekliyor. “Bu kitap Afrin harekatı sırasında yazıldı. Hem aktüel bir meseleyi incelemek hem Türkiye'deki otoriter rejimin geçmişteki (Türkiye ve dünyadaki) otoriter rejimlerle karşılaştırmak ve incelemek maksadı ile yazıldı. Gerçek bir cumhuriyetçiliğin neden barış yanlısı, neden savaş karşıtı olduğunu anlatmaya çalışmıştım. Çünkü kendisine cumhuriyetçiyim diyen ama otoriter yönetimlerle aynı ruhu paylaşan gruplar da oluyor dünyada. Bunların neden gerçek anlamda cumhuriyetçi olamayacaklarını tarihsel örneklerle vermeye çalıştım. Bunun yanı sıra istibdat rejimleri yasa dışı yapılardır. Herhangi bir otoriter yapı değildir. Mevcut yasaların arkasından dolanarak veya doğrudan doğruya ihlal ederek yasa dışı, gayri meşru bir yönetimin kurulmasıdır. Abdulhamid mesela böyledir. Çünkü meclisi kapatmıştır, ama sanki kapatmamış gibi göstererek. Üstelik her sene kapattığı meclisin açılışını kutlamıştır. Çünkü resmen kapatmayıp sadece toplanmasını ertelemiştir. Osmanlı dönemindeki yasalara göre Abdulhamid yasadışı bir insandır.”  

İstibdat rejimlerinin genellikle bir iç ve dış düşmanlara ihtiyaç duyduğunu altını çizen Akman, bu konuyu şöyle açıklıyor: “Maalesef istibdat dünyada sık görülen bir yönetimdir. Sık sık güç gösterileri yaparak kendi içsel zayıflığını gidermeye, meşruluğunu sağlamaya çalışır. O  nedenle iç ve dış düşmana ihtiyacı vardır. Bunun savaş ekonomisi ile çok yakın ilgisi vardır. Bu nedenle ben Türkiye için ve dünya için savaş ekonomisinin ne demek olduğunu anlatmaya çalıştım.”

Vietnam savaşı örneği

Cüneyt Akman, dünyada örnekler vererek savaşını yol açtığı felaketleri açıklıyor. Akman şunları söylüyor: “Amerika dünyanın en zengin ülkesiydi 1950'lerde. Ama 1960’larda Vietnam savaşı gibi bir savaş onu iflas noktasına getirdi. Bretton Woods sistem çöküşü Amerika'nın Vietnam savaşındaki muazzan savaş harcamaları nedeniyle oldu. Dolara dayalı Bretton Woods dünya para sisteminin çöküşü bugün yaşadığımız krizlerin nedendir. Düşünün ki bir savaş dünyanın en büyük ekonomisini bile yerle bir edebiliyor. Bütün dünyaya zarara verebiliyor. Türkiye gibi kaynakları daha sınırlı bir ülkede savaşların neye yol açabileceğini göstermek için yazdım.”  

Savaşın yol açtığı kriz

Ekonomist Akman, yaptığı hesaplamaları şöyle açıklıyor: “Bakın Sayın Bahçeli bir ara bir konuşma yaptı, ondan önce de Sayın Cumhurbaşkanı da ‘Bir mermi kaç paradır, siz biliyor musunuz’ işte ‘bir F-16 ne kadar benzin yakıyor’ dedi. En son Merkez Bankası Başkanı da  ‘O SİHA’lar, İHA’lar parasız uçmuyor. O askerler oraya bedava gitmiyor’ dedi. Bahçeli’nin konuşmasında verdiği rakamların hepsi benim kitabımdan alınma. O hesaplamaların hepsini ben yaptım. İşte bir F-16’nın kaç galon benzin yaktığını, ben kitabı yazdığım sırada jet yakıtının ne kadar olduğunun üzerinde yapılmış hesaplamalardı. Tabi ben başka bir şey için yazdım, onlar başka bir şey için kullandı. Ben o rakamları git gide 50 milyar dolar gibi bir rakama yükselecek ve Türkiye'nin bunu sonucu ciddi bir ekonomik sıkıntıya gireceğini göstermek için yazdım. 2018’in yazında yazdım. Savaş masrafları, savaş sonrası bakım, silahlar, bombalar ve mermilere giden paralar.  Bunlar bir savaşın sürdürülmesi için gerekli olan paralar. Bir de askeri sanayi kompleks için harcanan paralar var. Ben burdan bunların toplamının birlikte Türkiye’yi bir krize sokacağını söylemiştim 2018’in yazında. Üzerinden çok geçmedi 3-4 ay sonra bazı dış tetikleme ile birlikte Türkiye ciddi bir krize girdi. Nitekim şimdi itiraf ediyorlar. ‘Ucuz mu uçuyor SİHA’lar’ diye.”

Savaşa 75 milyar dolar

Ekonomist Cüneyt Akman, savaş sanayine ayrılan paranın 5 kat arttığını örnek vererek bunun Türkiye ekonomisi için ne anlama geldiğini açıklıyor. Akman şunları anlatıyor: "Geçenlerde Cumhurbaşkanı ‘Savunma sanayi 75 milyar dolar tutuyor bunların toplamı’ dedi. Bu rakam 2016’da sadece 15 milyar dolardı. 5 yıl içinde 5 kat artmış savaş sanayine ayrılan kaynak. Odalar birliğindeki savaş sanayi grubu 'bu biz yetmez, bize bu kadar daha verin’ diyor. E niye? İnceleyeyim diyenlere de 'bağımsızlığın fizibilitesi mi olur kardeşim' diyorlar. Tam da onun fizibilitesi olur. Hesapsız kitapsız yapılan işler sonucunda bakın ne oluyor. Füze savunma sistemleri alınıyor ama, size füze atmıyorlar. Ama  ekonomiyi öyle bir hale getiriyor ki hesapsız ve genellikle yandaş bazı firmaları korumak için verilen silah sanayi ihaleleri, biliyorsunuz bir de altyapı ihaleleri var bunların sonucunda karşı tarafın size füze atmasına gerek kalmıyor. Trump tweet attı füze değil. Bir twitt. Bir tweetin sonucunda yelkenler suya indi."

Hitler örneği

Savaş sanayine yapılan yatırımlar nedeni ile devletlerin sosyal yardım yapmaktan ellerin çektiğini söyleyen Akman, şunları ekliyor: “Yeni liberal düzen ne demişti, ‘devletin ekonomideki ağırlığın azaltacağız. Devlet ekonominin her şeyin karışıyor, onunu için ülke ilerlemiyor’ diyorlardı. Ne oldu tam tersi bütün ileri kapitalist ülkelerde devletin ekonomideki ağırlığı arttı. Halka yaptıkları sosyal yardımlar azaldı. Peki nasıl oluyor, ekonomideki ağırlığı artıyor devletin? Çünkü askeri sanayi kompleksine milyarlarca dolar gömdüler. Ne oldu halka para verilmedi, ne kadar savaş uçağı yapan firma varsa onlara verildi. Devletlerin ekonomideki ağırlığı böyle arttı. Ne faydası oldu dünyaya? Hiçbir faydası olmadı, zarardan başka. Onun bedelini de 2008 krizi olarak ödedi dünya. Hepimiz ödüyoruz bunların yaptığı işlerini sonucunu. Bakın otoban kelimesi Almanca'dan Türkçe'ye geçmiştir. Çünkü Hitler bütün Almanya'da otobanlar yaptı. Buradan insanlar geçsin diye halk arabası denilen Wolswagen marka ucuz arabalar yaptı. Fakat altyapı yatırımları ve inşaata para gömerek ekonomiyi yukarıya çıkarmak mümkün değildir. İlk önce çok hızlı yükselirsiniz işsizlik azalır, fakat sonrasında çok hızlı tıkanırsınız. Hitler'in ikinci hamlesi ne oldu? Silah sanayine muazzam miktarda yatırım yaptı. Silah sanayinin bir handikapı vardır. Büyük miktarda yatırım yaparsanız, savaş dayatılır size. Bunun Almanya ve dünya için nasıl felaketler doğurduğunu gördük. Bunun Amerika için de felaketli sonucları oldu, dünya için de oldu.”

Büyük cephanelik

Hala büyük bir cephaneliğin üstünde oturuyoruz dünya olarak. Böyle örnekler varken Türkiye'nin de böyle bir felaketlerle karşılaşmaması için bunları yazdığını söyleyen Cüneyt Akman, şöyle devam ediyor: “Rakamları da söyledim. Bugün Türkiye 75 milyar doları savaş sanayine ayırdığını ilan ediyor. Ne kadarı gerekli ne kadarı gereksiz bilmiyoruz. Soruşturulmasına, konuşulmasına bile izin verilmiyor. Bu soruyu sormaya bile izin yok. Bu soruyu soranlara neredeyse vatan hainleri muamelesi yapılırken -Tam tersi bu soruyu soranlar vatan severdir halbuki- tıpkı '128 milyar dolar nereye gitti?' sorusunu sorduğumuz gibi bunları da sormak gerekiyor. Tabi 128 milyar dolara kolayca soruluyor ama silah sanayi için -milli bağımsızlık için lazım deniliyor- o verilen ihalelerin verilen şirketlerin yarısı yine yabancı- inşaat ihaleleri yetmeyince AKP'ye yakın bazı şirketlere bir de böyle silah sanayi yolu ile kaynak aktarılıyor. Buna millet sesi çıkarmıyor vatan-millet içindir diye. Halbuki öyle değil onların hep nasıl yanlış yatırımlar olduğunu iki yerde ambargo geldiğinde anlaşılıyor. Bakıyorsunuz ‘yerli ve milli’ hiçbir şeyiniz çalışamıyor. Benim kişisel kanaatim savaş sanayine yaslanan bir ekonomi bir miktar sanki düzelse de büyük bir felaketi arkasından getirir. Hem ekonomik olarak getirir hem siyasi olarak getirir. Bundan kaçamazsınız. Ben ülkemin felaketler dizisi ile karşılaşmasını istemem. 2018 ortasında bunu büyük bir felakete sebep olacağını söylemiştim. Nihayet çok geçmeden öyle oldu. Şimdi yeniden uyarıyor, bir iktisatçı ve bir vatandaş olarak görevimi yerine getiriyorum.”

Siyasi bir tercih

Herhangi bir destek açıklanmadan pandemi döneminde tam kapama ilan edilmesini de eleştiren Akman, “Bu siyasi bir tercihtir. Batık kredileri olan bazı büyük firmalara yeni kredi sağlamak için çalışmalar yapıldığını duyuyoruz. Doğrudur değildir bilemem. Fakat böyle duyumlar var ve büyük rakamlardan söz ediliyor. Krizden dolayı para veremiyor değil, vermek istemiyor. Onun yerine kıt kaynakları götürüp ‘Beşli çete’ olarak nitelenen firmalara veriyor. Bugünlerde İkizdere civarını yağmalayan Cengiz İnşaat'a veriyor. Bu iktidarın siyasi tercihidir. Yoksa halka verilecek para bulunur. Gerekirse yaratılır. Türkiye her şey rağmen güçlü bir ülkedir, her şey rağmen. Yanlış politikalar sonucu en büyük 20. ekonomi olmaktan çıkmak üzereyiz ama, Türkiye 17-18 sıralardan buraya geldi. 60’larda, 70’lerde de böyledi. En kötü zamanlarda da böyleydi. Çok güçlü yetişmiş bir insan kapasitesi vardır. Kendini çok rahat toparlayabilir. Ama sürekli kanı emilmese. Durum bu.”

Kitaptan parçalar

Cüneyt Akman, son baskısı 2019 yapılan ‘Kahrolsun İstibdat Yaşasın Hürriyet’ isimli kitaptaki bazı rakamların güncellenebilineceğini, bunun için o günden bugüne kadar akaryakıt ve diğer kalemlerde meydana gelen zamların hesaba katılması gerektiğini söylüyor. Kitapta silah kalemlerine dair ayrıntılı açıklamalar ve verilere yer verilmiş. Bu verilerden bazılarını seçtik.

“Fırtına obüsü dakikada 6-8 mermi atma kapasitesine sahip. Sadece 4 mermi kadar atıldığını varsaysak 1 saatlik bir salvo tek bir obüs için 240-250 mermi anlamına gelir. Obüsün günde sadece 2 saat kadar kullanıldığı gibi ucuz bir tahmine yönelsek günde 500 obüs mermisi demektir. 7 ay süren Fırat Kalkanı'nda çok yoğun kullanıldılar. Bu tür mermiler cinslerine göre farklılaşıyor. 300-500 dolar olan da var 3000-5000 dolar olan da... Biz 1000 dolar varsayalım. Günde 500 mermi 500 bin dolar/gün eder. 10 ayda sadece 3 ay böyle yoğun sayılabilecek bir kullanım yapıldığı yönünde işi daha da ucuzlatan bir varsayımda daha bulunalım; tek bir Fırtına obüsünün sadece atıştaki mermi maliyeti operasyon boyunca 45-50 milyon dolar tutabilir. Türkiye’nin elinde bu obüslerden tahminen 300’e yakın var. Bunların sadece 100 kadarının Fırat ve Afrin operasyon cephelerinde kullanıldığını varsaysak sadece 5 milyar dolar bu obüslerin mermi masrafı tutacaktır.” (S.153)

“Bir savaş uçağının attığı sıradan bir bombanın fiyatı ortalama 2.500 dolar. Aslında F-16’larda kullanılan General Dynamics’in genel maksat bombası 925 kiloluk MK-84’ü baz alırsak, onun fiyatı 3.100 dolar.

10 ay kadar sürecek ve arada bazı haftalar oldukça sıkı bir ateş gücüne ihtiyaç duyulabilecek bir operasyonda bunun masrafının ne kadar olacağını artık konuyu merak eden asker okuyucularımıza bırakalım”(S. 154)

“Uçaklar bomba veya füzelerini havalimanından atmıyor; havalanıp hedefin üzerine gidiyor, bombalıyor ve dönüyor. Sadece bombalamak için de değil, çoğu kere keşif, koruma amaçlı da uçuyor. Uçarken de jet yakıtı harcıyor. Peki, ne kadar? Bir F-16’nın ne kadar yaktığını örneğin yine ABD’de kullanılan bir F-16 cinsi olan F-16 Viper’dan kıyas edebiliriz. F-16 Viper, muhtemelen bizim F-16’lar gibi saatte ortalama 7 bin galon jet yakıtı yakıyormuş. Bunun da galonu zaman içinde değişmekle birlikte ortalama 2 dolar olduğunu düşünsek sadece şöyle bir 1 saat dolaşması, hiç ateş açmasa bile 14 bin dolara mal olur. Böylece Afrin Harekâtı'nın ilk gün 72 uçakla yapıldığı bildirilen ilk sortilerinin sadece yakıt bedeli bile minimum 1 milyon dolardır.” (s.155)

“Fakat ABD’nin Irak ve Suriye ile Kosova ve Bosna gibi değişik operasyonlarıyla ilgili verilen rakamlar en ufağından 800 bin dolardan başlıyor ve bir F-16 filosunun seferi için 2,5 milyon dolar olarak hesaplanıyor. ABD’nin geçen yıl birkaç ay içinde Suriye ve Irak’ta IŞİD hedeflerine yaptığı hava akınlarının ortalama birim maliyetinin bu olduğu yazılıyor. Tek bir F-16’nın ise 1 saatlik sadece uçuş maliyetinin ise 22.500 dolar olduğu belirtiliyor.” (S.156)

“İHA’lar söz konusu olduğunda savaşın çok daha kötü yanına girmek gerekir. Çünkü İHA’lar düşürülmesi en kolay hava araçlarıdır ve sık sık da düşürülürler. Düşen nispeten sıradan bir İHA’nın maliyetini Milli Savunma Bakanı’nın bir soru önergesine vermiş olduğu cevaptan biliyoruz; 6 tanesi için 36 milyon TL’den biraz fazlası… O zamanın kuruyla 2-3 milyon dolar… ANKA tipi olanlar ise 5 ila 8 milyon dolar arasında…" (S.156)


Etiketler : vietnam, Ekonomist ve gazeteci Cüneyt Akman, ekonomik kriz, ekonomi,